Reklam
Yüksel KALKAN

Yüksel KALKAN

KAYSERİLİ EFSANE BİR YÖNETMEN

KAYSERİ KALESİ

30 Kasım 2021 - 15:39

3'üncü yüzyılda Roma Dönemi'nde yapılan ve 6'ıncı yüzyılda Bizans Dönemi'nde daraltılan Kayseri Kalesi ve SurlarSelçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubat zamanında bugünkü şekliyle yeniden yapılmıştır.

Karamanoğulları ve Osmanoğulları zamanında iki defa tamir görmüştür. Orta Anadolu'da ulaşım geçitleri üzerinde bulunan Kayseri şehir merkezini koruyan kale günümüze kadar gelen eski varlığı ve zaman içinde yapılan ekleriyle bir orta çağ kalesidir. Tarihi Kayseri Şehri ve Kalesi düz bir alana kurulmuş olup Dış Kale ve İç Kale olarak iki kısımdan ibarettir. İç Kale, Dış Kale'ye göre daha yüksek yapılmış olması ve etrafına eklenmiş olan sur duvarları ile ayrı bir kale konumuna getirilmiştir.

Kale nedir
Kale düşmanın gelmesi beklenebilen yollar üzerinde, askeri önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, Korunaklı ve savunma amaçlı kurulan yerlere denir.

Sur nedir
Sur ise kalenin daha korunaklı olması için düşman ordunun saldıracağı bir yerden kale önüne dizilen ve çoğunlukla 2 saflı olan ayrıca bu 2 safın içinde korumak için su veya kazık bulunan yapılara denir. Savunma için çok önemlidir

Han nedir

Eski dönemlerde göçen kervanların dinlenmek ve korunmak için kervan yolları üzerine kurulan çoğunlukla Türk kültüründe yer alan otele benzeyen bedava konaklama yerlerine denir.
 

Kervansaray nedir

Kervansaray ise hanın büyük ve geniş halleridir. Büyük bir yapıya sahip olduğundan birden fazla işe yaramaktadır yani barış sırasında pazar yeri, ekonomi eksikliğinde paralı otel görevi son olarak savaş sırasında kale olarak kullanılır. Bu kervansaraylar genelde deve yürüme hesabına göre yani her 40 kilometrede bir kurulmuştur.
 

Bu bilgileri verdikten sonra kayseri kalesine kısaca bilgi verelim.
Kayseri Kalesi, bu saldırılara ve işgallere karşı tedbir almak amacıyla inşa edilen şehirdeki en önemli yapıdır. Bugünkü Kayseri'nin ilk yerleşim yerlerini içine alan kale ve surlar geniş bir alana yayılmıştır. Kayseri surları hakkında ilk bilgi Roma İmparatoru III. Gordianus zamanına (M.Ö.)

Bu mübarek yapı, Keyhusrev oğlu, din ve dünyanın şerefi fetihler sahibi, dünya sultanlarının efendisi, sultanların büyüğü, müminler emirinin burhanı, yüce sultan, Keykubad'ın devrinde 621 (1224) yılında tamamlanmıştır." Kayseri Kalesi'nde dış surlardan dışarıya açılan 5 kapı vardır. Kalenin; kuzeybatısındaki kapıya Boyacı Kapı, güneyindeki kapıya Kiçi Kapı, güneydoğusundaki kapıya Sivas Kapısı, Kapalıçarşı önünde kuzeye açılan kapıya Demir Kapı ve kuzeydoğuya açılan kapıya da Yeni Kapı denmektedir.


Bir başka değişik yazıda; Sarp ve erişilmesi zor olan veyahut savunulması kolay yerlere inşa edilen kaleler, genellikle şehirlerin etrafı, yol kavşakları, ana yollar, dar boğazlar, dağlar arasında kalan geçitler, denize uzanan burun, kıyıya yakın adalar, köprübaşları ve deniz boğazları gibi stratejik noktalara yapılmıştır.

Kayseri Kalesi
Coğrafi ve stratejik konumu nedeniyle tarihin her döneminde önemini koruyan Kayseri, bu nedenle çeşitli saldırı ve işgallere maruz kalmıştır.
Kayseri Kalesi, bu saldırılara ve işgallere karşı tedbir almak amacıyla inşa edilen şehirdeki en önemli yapıdır. Bugünkü Kayseri'nin ilk yerleşim yerlerini içine alan kale ve surlar geniş bir alana yayılmıştır. Kayseri surları hakkında ilk bilgi Roma İmparatoru III.Gordianus zamanına (M.Ö. 238-244) ait olan sikkelerde yer almaktadır. Bu bilgilere göre surlar, ilk olarak III. Yüzyıl ortalarında inşa edilmiştir.

Kayseri Kalesi, iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Yamuk bir dikdörtgen biçimindeki iç kale, dış kalenin kuzey surlarına bitişik olarak inşa edilmiştir.

Dış kale ise tarihi şehri güney ve batıdan kuşatarak çevrelemektedir. İç kalenin kuzeyinde yer alan surlar günümüze ulaşamamıştır. Tarihte Kayseri halkı, tehlike zamanlarında dış kale surlarını kapatıp savunmaya geçer, zor durumda kalınca da bugün sağlam olarak şehrin ortasında yer alan iç kaleye çekilirlerdi.

Türk fethi öncesinde bir kale şehri görünümündeki Kayseri, ilk savunma hattı olan dış surların içinde kalan bölgede yer almaktaydı. Kale duvarlarının bazı bölümlerinde, İslami dönem yapılarından alınmış bezemeli malzeme görülmektedir. Altın kapıdaki Arslan heykelleri de bezemeli öğeler arasındadır. Kalenin tamamında kesme taş kullanılmıştır.

Dış kale: Kayseri'nin tarihi dış kalesi büyük ölçüde yok olmuş, ancak bugün bazı parçalar ayakta kalmıştır.                      Dış kalenin Cumhuriyet Meydanı karşısından batıya, Düvenönü'ne doğru uzanan bir kolundan bazı surları ile burç kısımları hala ayaktadır. Tarihi dış kale surları, iç kaleyi merkez alarak güney ve batı yöne doğru uzanmaktaydı. İç kaleden batıya doğru yönelen kuzey surları Kapalı Çarşı'nın girişinden başlar, Roma mezarını içine alır, Düvenönü semtine ulaşır ve buradan güneye dönüş yapardı. Surların batı duvarında iki kapı bulunmaktaydı. Hatıroğlu Camisinin doğusundaki bölümünde Boyacı Kapısı, Kayseri Lisesi'nin doğusundaki bölümünde de Kiçikapı (Aya Vasil kapısı) bulunmaktaydı. Buradan doğuya dönen surlar, şehrin güney tarafını çevreleyerek güney doğu köşedeki Yoğunburç'a ulaşmaktaydı.

Surlar üzerinde bugün iki burç bulunmaktadır. Bunlardan biri İzzeddin Keykavus tarafından inşa ettirilen Yoğunburç , diğeri Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan Ok Burcu'dur.

İç kale: Selçuklular, Karamanoğulları, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar tarafından tamir edilerek günümüze kadar ulaşmıştır. 1916 yılına kadar yerleşim yeri olarak kullanılan iç kale, bugün şehir merkezinde dimdik ayakta durmaktadır. İç kalede 18 burç bulunmaktadır. İç kale surlarında Selçuklu yapılarından alınmış devşirme parçalar dikkati çeker.

İç kalenin iki kapısı vardır Doğuda Dizdar Kapısı, güneyde ise Altın Kapı bulunmaktadır. İç kalenin içine sonradan bir çarşı yapılmıştır. Ancak bu çarşı kaldırılıp, yerine kültür-sanat merkezi ve müze yapılmıştır. İç kalenin güney ve doğu kapılarının üzerinde 13,15 ve 16'ıncı yüzyıllara ait onarım kitabeleri bulunmaktadır.

Kale Camisi
İç Kalenin içinde , merkezi tek kubbeli cami, vakıflar idaresindeki kayıtlarda 'Fatih Cami-i Şerifi' adıyla belirtilmektedir. Gedik Ahmed Paşa'nın nezaretinde ve Fatih Sultan Mehmed'in fermanı ile yaptırılmıştır. 1467'de Kayseri Karamanoğulları'ndan Osmanlılara geçtiği sırada bu caminin yerinde 'Karamanoğlu Mescid-i Şerifi' adıyla harap bir mescid bulunuyordu. Cami daha sonra 1711, 1778, 1886 ve son olarak da 1990'lı yıllarda tamir edilmiştir.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum