Siyasi görüş sahibi olmak iyi bir vatandaş olabilmenin ön koşulu diye düşünürüm.
Vatandaşlık sadece vergi vermek, askerlik yapmak, Anayasa ve kanunlara uymak değildir.
Ama gelin görün ki...
Ülkemizde siyaset yıllardır halktan uzak kaldı.
Yalnızca varlıklılara, okumuş yazmışlara ve entellektüel insanlara mahsus bir işmiş gibi anlaşıldı.
Veya öyle gösterilmeye çalışıldı.
Hasbelkader halkın içinden ülke meseleleri hakkında fikir üretmeye kalkanlara da bölücü-hain gözüyle bakıldı.
Daha düne kadar bazı fikirlerin ağızlara alınması bile yürek isterdi.
Cezaevleri, işkenceler, sürgünler...
Hal böyle olunca...
Yıllardır siyaset kurumu halktan uzak kaldı.
Siyasetçiler halkın gözünde çok büyüdü ve bir tabu olarak yer aldı.
Onların sözlerine olduğundan fazla değer verildi.
Bunu fırsat bilen kurnaz siyasetçiler halkın bu zafiyetini acımasızca istismar ettiler.
Bir gelen bir daha gitmeyi bilmedi.
Sonuç...
Yaklaşık yüzyıldır Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıramadık!
Oysa...
Batıda siyasetin formülü yıllar önce keşfedilmişti.
Orada siyaset kurumu tamamen vatandaşın emrine amadeydi.
Siyasi partiler ve siyasi liderler vatandaşların tercihlerine saygı duymak zorundaydı.
Tamamen kar-zarar ilişkisi hakimdi.
Bizdeki gibi bir siyasi parti ve onun lideri kan davalı-hasım ilişkisinin dışında bırakılmıştı.
Herhangi bir parti veya lider başarısızlıklara rağmen 50-60 yıl siyaset dünyasında varlığını sürdürebilme şansı yoktu.
Bir seçim kaybeden siyasetçi öbür seçime kapının önüne konulabiliyordu.
Tabi ki bunun ardından gelişme ve rekabet geliyordu.
Her türlü siyasi yenilgiye rağmen bir partinin başında 25-30 yıl kalmak bize mahsus sanırım.
Bunun tek sorumlusunun halk olduğu hava gibi su gibi bir gerçek.
Oysa...
Memleketini canından çok sevdiğini söyleyen bizim kadar başka bir millet yoktur.
Ancak...
Memleketinin her alanda uçuruma gittiğini göre göre başarısız olmuş partisinden ve onun liderinden vazgeçemeyen de yine biziz.
Bu durumda bir insanın vatanını mı yoksa partisini mi daha çok sevdiğini takdirlerinize sunuyorum.
Bundan 50-60 yıl önce ''Falan partiye oy vermezsem babamın kemikleri sızlar'' diyenlerin...
Bugün ''Ölümüne partimizin arkasındayız, liderimizi yedirmeyiz'' sözlerinin bir farkı var mı sizce?
Bu gidişle torunlarımıza bilinçli bir siyaset anlayışı bırakamayacağız gün gibi aşikâr.
Hala...
Siyasi parti desteklemeyi kan davası gibi görüyoruz vesselam!
Ben kendi adıma...
Siyasi dünya görüşüme asla helal getirmem.
Ancak...
Dünya görüşüme ve ülkemin menfaatine uymayan herhangi bir partiyi, liderini ve siyasetçiyi babam olsa tanımam!
Saygılarımla...









