Bazı insanlar yaşadıklarını sanıyorlar.
Fakat durum hiç de öyle gözükmüyor.
Kayseri’de doğup hayatı boyunca İncesu'nun dışına bile çıkmayan...
(Askerliğini de İncesu'da yaptığından)
Tatilden, eğlenceden, giyim kuşamdan, sosyallikten, sanattan, spordan, kültürden...
Okumaktan, yazmaktan, tiyatrodan, sinemadan bihaber...
Üstüne üstlük tüm bunları da gereksiz gören...
Toplumsal veya yerel meselelere dair bir fikri olmayan, kafa bile yormayan...
Ülke yanmış yıkılmış olsa da zerrei miktar etkilenmeyen...
Kafasına taş düşse sorgulamayan...
Velhasıl günümüz çağdaş insanının yaşam emarelerinin yanından geçmemiş biri yaşadığını sanıyor olabilir mi?
Hayatla olan tek bağlantısı televizyon olan, duvar diplerinde veya kahve köşelerinde elinde bir simitle ömür tüketen birine sadece nefes almış dersek haksızlık yapmış olmayız diye düşünüyorum.
Otomatiğe bağlanmış gibi yeme, içme ve uyumayı becerebilen birine 'Canlı ‘demekten başka ne söylenebilir.
Bana göre...
Nefes alıyor olmasının dışında, çağdaş insandan beklenen özellikler itibariyle 'Ölmüş' demek daha doğru olur.
Böyle birisinin 'iyi bir yaşam' diye beklentisi de olmuyor doğal olarak.
Kafasını sokacak bir ev, karnını doyuracak aş az da olsa bir maaş onun dünyalarını fazlasıyla doldurmaya yeterli.
Bunun ötesinde; maaşlara zammış, insanca bir ücretmiş, daha iyi bir yaşammış, bunlar laf kalabalığından başka bir şey değil bu kişilere göre.
Üstüne üstlük bir de; düşük maaşları protesto etmek, yeni haklar talep etmek, yürüyüş yapmak zinhar 'Devletimize hainlik ‘ten başka bir şey değildir yaşadığını zanneden bu muhteremler için.
İşte bu yüzdendir, başka ülkelerde hükümetleri iktidarından alaşağı edecek 16 milyon emeklinin olduğu ülkemizde protestolarda 50-100 kişiden fazla insanın olmaması.
Çünkü...
Onlara göre, devletimiz layığımız ve hakkımız olan ücretleri zaten veriyordur imkanları nispetinde.
Biraz şükür edersek mevcut maaşlarımız hepimize yeterde artar bile!
Çarşıda lokantalara, kafelere gitmek, hatta su içmek te neyin nesi!
Bir de herkeste telefon ha!
Onlara göre...
Arabaya 50 TL lik yakıt alırsak yakıta gelen zamlar bizi hiç etkilemez.
Elektriğe zam gelince biraz karanlıkta otururuz olur biter, eskiden elektrik mi vardı.
Avrupa bile bizi kıskanıyor, Amerika’ya kafa tutuyoruz vesselam!
Porsiyonları küçültürsek, her istediğimiz meyveyi almaya çalışmazsak gül gibi geçinir gideriz.
Etyemezsek ölmeyiz ya!
Azdık azdık!!!
Birazda bizden kötü durumdaki ülkelere bakalım, hep ileri gelişmiş ülkeleri kendimizle kıyaslayacağımıza.
Hal böyle olunca...
Hükümetlerin; çoktan hayattan bağını koparmış bir nevi 'Ölü' diyebileceğimiz bu vasıfları taşıyan emeklilerimize zam yapmaması çok normal değil mi!
Doğal olarak ölülere zam yapılmaz ki!
Saygılarımla...










