Her hafta ülkemizdeki gelişmeler ve şehrimizdeki problemler hakkında hem basın açıklamaları, hemde bundan böyle yapılması gerekenler hakkında bilgilendirme yapacaklarına değinen Arslan, Talas’ta yaşanan ve kamuoyunda “Ballı parseller” olarak bilenen olaya değindi.
Arslan bu konuda şöyle konuştu: “Bundan bir bir buçuk ay önce, tüm şehrimizin malumu olduğu üzere, Talas'ta büyük bir yolsuzluk ortaya çıktı. Talas'ta Talas Belediyesi tarafından 221 tane villa parselinin bir kaç kişiye peşkeş çekilmesi ve akabininde de Talas Belediyesi'nden 2 tane Daire Başkanı'nın istifası ile sonuçlanan, bir yolsuzluk ortaya çıktı. Burada belediyenin çok büyük bir kaybının olduğu kamunun çok büyük bir şekilde zarara uğratıldığı çok net bir şekilde ortaya çıktı. 221 adet villa parseli toplam 25 milyon TL’ye ihale edildi. Ancak Kayseri'li zekidir, ticaretten çok iyi anlar, burdaki parsellerin 1 tanesini 300 bin lira gibi bir rakamdan dahi hesaplarsak buranın villa parseli olduğu unutulmamalıdır. 300 bin liradan hesaplandığında 66 milyon TL ediyor. Halbu ki belediyenin vermiş olduğu ihale 25 milyon TL. Zaten bu kadar büyük bir yolsuzluktan dolayı belediyedeki bazı kişiler istifa etmek zorunda kaldılar. Bunu aziz şehrimizin takdirlerine sunuyoruz. Artık bu şehirde AK Parti belediyelerinin yaptıklarını halk çok net bir şekilde görmektedir. Ve bunların geri dönüşü seçim zamanı çok net yapılacaktır. Biz son 2-3 yıldan beridir kazma dahi vurulmayan yerlerde son 3-4-5 aydan beridir çok hızlı bir şekilde büyük bir çalışmanın olduğunu hepimiz müşade etmekteyiz. Bununda temel sebebi erken genel seçimin olduğunu herkes görmektedir. Yani belediyeler seçim varsa biz hizmet veririz seçim yoksa hizmeti halka vermeyiz anlayışı ile halka Kayseri'de hizmet etmektedirler. Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan Belediyesi, Talas Belediyesi, Melikgazi Belediyesi bunu halkımız çok net bir şekilde görüyor ve Allah'ın izni ile seçim zamanında da bunun geri dönüşü onlara olacağına inanıyoruz.”
Elektrik faturaları hukuksuz
Saygıdeğer Kayseri Halkı; şuan da partimize Kayseri'de yaşanan sıkıntı ve problemlerle ilgili sürekli olarak yapılan haksızlıklarla ilgili başvurular gelmektedir. Bu gelen haksızlıklarla alakalı yapılan başvuruların arasında en büyük paya sahip bir tanesi elektirik su faturalarında yapılan hukuksuzluk ve haksızlık. Pandemi süreci boyunca elektrik ve su faturları bir süre durduruldu. Ancak ondan sonra belediye veya elektrik dağıtım şirketleri tarafından son endeksler görülmeden halka faturalar gönderilmeye başlandı. Hatta 15 günde bir eve, bir haneye 2-3 ayrı faturanın geldiği dahi vaki'dir. Zaten insanlar büyük bir ekonomik yıkım yaşamaktadırlar. Üstüne elektrik ve su faturalarındaki bu hukuksuz ve haksız uygulama karşısında Kayseri'de bir çok aile mağdur olmuştur. Buradan biz hem belediye yetkililerine hem elektrik dağıtım şirketine sesleniyoruz. Zaten kıt kanaat geçinen bu halkı bir de siz haksız hukuksuz uygulamalarınızla boğmayın yazıktır günahtır.
Randevu talep ettik ama...
Aziz Kayseri halkı biz Gelecek Partisi olarak Büyükşehir Belediyesi'nden, Talas Belediyesi'nden, Kocasinan Belediyesi'nden, Melikgazi Belesiyesi'nden 3 kez randevu talebinde bulunduk bu belediyelerimizi ziyaret etmek amacı ile. Ancak bize Valilik'te olduğu gibi belediyelerden de randevu verilmedi, randevu taleplerimiz reddedildi. Belediye sadece 1 partinin belediyesi değildir. Vali iktidarı temsil etmez. Vali halkın tamamının o şehirde yaşayan herkesin Valisidir. Biz bu sebeple artık bu iktidara bağımlı, iktidarın söylemlerinden çıkmayan tutumlardan uzaklaşılmasına, herkese kucak açılmasını istiyor ve talep ediyoruz. Bundan 15-20 gün önce Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan, Melikgazi ve Talas Belediye başkanları 2-3 partimizi ziyarete gittiler. Biz bundan çok büyük bir memnuniyet duyduk. Çok büyük bir keyif aldık. Ancak özellikle bizlere gelmediler. Buradan sesleniyorum Belediye Başkanlarımıza onların bize gelmemesi bizleri yokluğa mahkum etmez, onları millet nezdinde yokluğa mahkum eder. Biz varız. Gelecek Partisi olarak biz burdayız, biz Kayseri'deyiz. İnşallah da gelecek güzel günleri inşaa edeceğiz. Ancak bizler geldiğimizde biz hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Biz herkese kucağımızı açacağız. Herkese sinemizi açacağız. Belediye Başkanlarının böyle basit bir hareketle Gelecek Partisi'ne gelmemeleri bizi küçültmez, aksine bizi yüceltir.
Biz siyasette hiç bir zaman kin, nefret, öteki dili şuanda vaki olan uygulanan dilleri biz kullanmayacağız. Üzülerek belirtiyorum, İktidarın Koalisyon ortaklarından bir Milletvekili ne diyor, biz ezer geçeriz. Bu siyasette değil beşeri dilde dahi kullanılmaması gereken bir dildir. Ancak halkın temsilcileri olduğunu iddia eden bu kişiler tamamen öteki kaba ve şiddete meyleden dili kullanmaları toplumu maalesef germektedir. Artık bu toplum öteki dili, kaba dili kullanılmasını istememektedir. Aynı partinin Genel Başkan Yardımcısı diyor ki; şiddet siyasette başvurulmaması gereken bir dil değildir. Şiddet siyasette başvurulmaması gereken bir dil değildir. Biz bunu şiddetle reddediyoruz. Biz kabul etmiyoruz. Sadece siyasettte değil, hayatımızın hiç bir alanında şiddetin olmasını hayatımızın hiç bir alanında kabul etmemekteyiz. Bu sebeple biz lisanı halimizle, hem sözlerimiz ile şiddete hayır diyoruz. Şiddeti kabul etmiyoruz. Ve insanları ötekileştircek bir dil değil, aksine kucaklayıcı bir dil kullanmak istiyoruz ve kullanacağız.
Kocasinan’ın imar şekli...
Sevgili Kayseri halkı şuanda Kayseri Şehir Hastanesi'nin karşısı Kocasinan Belediyemiz tarafından malumunuz olduğu üzere imara açılmıştır. yani burada ne yapılacaktır. Burada binalar inşa edilecektir. Ancak burada partimizin yetkili organları tarafından yapılan araştırmalar neticesinde 6 Metreden, 2 Buçuk Metreden su çıkmaktadır. Yani tarım arazisi olarak kullanılması gereken yerlerde rant uğruna kişilerin hayatı göz önünde bulundurulmadan imara açılmaktadır. İşte şimdi bizim niçin Türkiye de imar kanunu çıkarılması gerektiği cümlemiz daha iyi anlaşılmaktadır. Başbakanımız, Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu bey, Başbakanlığı döneminde özellikle 3 kanunun çıkarılması için çok büyük gayret sarf etti. Bunlardan 1 tanesi şeffaflık yasasıydı. Şeffaflık yasası, şeffaflık kanunu diyorduk niçin, şeffaflığın olduğu yerde yolsuzluk olmaz. 2.si ise imar yasasıydı. İmar yasasında sadece birileri rant elde etmesin, bir havuz oluşsun belediyeler buradan gelir elde etsinler ve bunu da halka eşit bir şekilde dağıtsınlar. 3.sü ise siyasi etik yasasıydı. Yani nedir siyasette akraba kayırmacılığının olmaması, siyasette ehliyet ve liyâkatın sahip olması, birilerinin birilerine sadakat ile bağlı ise , isterse ehliyet ve liyakatı yoksa bir yerlere getirilmesin. Şuanda ne yapılıyor ehliyet ve liyakatın yerini sadakat almıştır, maalesef mülakat almıştır. İnsanlar sınavlara girip sınavlarda başarılı olmalarına rağmen atanamamaktadırlar. Çünkü; başarılı olmanın, başarabilmenin tek şartı olarak mülakat gösteriliyor. Bu da insanların adalete olan güvenini, adalete olan duygusunu bitirmektedir. Bizler artık mülakatın değil, ehliyet ve liyakatın hüküm sürmesi gerektiğine inanmaktayız.
Halkımıza duyurumuzdur
Sevgili aziz Kayseri halkı; bizler her hafta burada partimizde belediyede yapılan haksızlıklar, hukuksuzlukları dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışacağız. Buradan halkımıza da duyuruyoruz. Uğramış olduğunuz herhangi bir haksızlık hukuksuzluk karşısında bize müracaat edebilirler. Bizlerde inceledikten sonra basın yolu ile veya yetkililere ulaşmaya çalışacağız. Hepinizin de malumu olduğu üzere Sayıştay’ın 2019 yılı denetim raporlarına internetten çok rahat ulaşabilmekteyiz görüyoruz. Sayıştayın raporlarını incelediğimiz zaman maalesef 5 şirkete 155 milyarlık hazine garantisinin bu koalisyon hükümeti tarafından verilmekte olduğunu görmekteyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız dünyaya meydan okurcasına çok güzel bir söz söylemişti, demişti ki ‘’Dünya 5’ten büyüktür’’. Kesinlikle doğru diyordu haklıydı. Bizde diyoruz ki 83 milyonluk bu millet 5 tane şirketten büyüktür. Ancak maalesef 83 milyonun hakkı hukuku 5 şirket kadar muhafaza edilmemektedir. Sürekli olarak bu 5 şirket ne yapılıyor. Birileri tarafından kayırılıyor. Bunlara peşgeş çekiliyor. İşte 155 milyar dolarlık bu 5 şirkete hazine garantisi maalesef verilmiştir. Bu 5 şirketten birisi olan malum artık halkımız biliyor millete küfür eden Cengiz inşaat youtube üzerinden herkes ulaşabilir. Cengiz inşaat bundan 1 ay önce Rize İyidere’de bir ihale aldı. İhaleyi aldığının 2. Günü ise ihale miktarı kadar teşvik kredisi aldı. Aziz halkımız yapılan bu yolsuzluklar, yapılan haksızlıklar gizli kalmıyor. İnternetten değişik platformlardan çok net bir şekilde paylaşılmaktadır. Bizim amacımız halkımıza yapılan bu haksızlıkları hukuksuzlukları söylemek. Dilimizin döndüğünce bunları duyurmaya çalışacağız. Sayıştay denetimine tabi olmayan bir yer var neresi ‘’Varlık Fonu’’. Varlık Fonu Türkiye’nin en büyük şirketleri içerisine dahil edildi. Ve bunlar sayıştay denetiminden böylece ne yapıldı Sayıştay denetiminden beri tutuldu. Pandemi sürecinde bu koalisyon hükümeti tarafından maske dağıtımında dahi büyük bir aciziyet yaşandı. Bir maske dağıtımı bile tam olarak yapılamadı. Önce denildi maske para ile satılamaz. Sonra maske para ile satılabilir denildi. Sonra cep telefonunuza mesaj gelecek, sonra PTT aracılığı ile yapılacak diye bir sürü belirsizlikler yaptılar. Bu süre zarfı içerisinde bizler Kayseri İl Başkanlığı olarak sadece Kayseri’de 10 bin adet maske dağıttık. Bu Türkiye’mizin bütün illerinde yapıldı. Bu iktidar diyor ki yardımı yapacaksam ben yaparım başka kimse yapamaz. Yani sizler sadece bana bağımlı yaşayabilirsiniz. Aynı şeyi biz belediyelerin ramazan da ekmek dağıtımında da yaşamıştık. Ne demişti Ak Parti sözcüsü Mahir Ünal, bunlar paralel ekmek dağıtımı yapmaktadırlar. Ekmeğin dağıtılmasını getirip bir yerele bağlıyorlar. Halk aç evine ekmek götüremiyor. Ekmek dağıtımının paraleli dikeyi olmaz. Şuanda halkın problemi evine ekmek götürememektedir. Ekonomi yanıyor. Bugün itibari ile dolar 8 Tl olmuştur. Hazine ve Maliye Bakanlığı demiyorum Hazin ve Maliye Bakanlığı’nın diyorum öngörüsü 2021’de 7.68’dir. Bugün itibari ile dolar kuru 8 tl olmuştur. İnsanların mutfaklarında yangın var, evlerine ekmek götüremiyorlar. Organize Sanayi’de fabrikalar kapatılıyor, işçiler işten çıkartılıyor. Bu durumu hükümet görmemezlikten geliyor. Ancak onların görmemesi bu fiili durumu değiştirmiyor. Veya Tüik’in çıkıp eflasyonu %9 açıklaması gerçek durumu gizlemiyor. Yani siz rakamlar ile oynarak gerçek durumu değiştiremezsiniz. Aziz Kayseri halkı bu durumun tamamına bu şehirde yaşayan halkın vakıf olduğunu biliyoruz. Ancak bunları her hafta dile getirip söyleyip duyuracağız. Bizim görevimiz halkımıza gerçekleri anlatmak. Halkımızın bu şehirde uğradığı bu haksızlıkları duyurmak. Bundan 1 yıl önce 12 Aralık 2019’da partimiz kurulmadan önce bizler halkımızın nabzını tutmak adına gezerken halk şunu diyordu. Oyumuzu başka kime verelim. İşte o kime verelim in cevabı bulunmuştur. Türkiye’yi gelecek güzel günler beklemektedir. Gelecek güzel günler Türkiye’nindir. Gelecek güzel günler Kayseri’mizindir. ‘’dedi.
HABER-FOTO:(KAYSERİ VİP HABER ÖZEL)

Yorumlar
Kalan Karakter: