Not:Bu yazımı değerli hocalarım Prf.Dr.M.Tuğrul İNANÇ ve Doç.Dr.Ragıp Ertaş'a ithaf ediyorum.
Onların böyle bir misyonu olduğunu düşünüyorum.
Allah-u Teâlâ’nın insanoğlunu beşeri alemde emanet ettiği imtiyazlı insanlardır onlar!
Onlar insana hizmet, hürmet, merhamet ve refakat eden yüksek seciyeli mümtaz varlıklardır.
Kimdir onlar.
Bana göre...
Elleri öpülesi doktorlarımızdır!
Bu manada doktorluk bir istisna teşkil etmektedir.
Evet...
Doktorluk normal bir meslek gibi görülmemelidir.
Allah'ın yeryüzündeki emaneti olan insanı, birinci elden korumak ve onarmak gibi
bir mesleğin üzerinde bir başka ulvi meslek düşünemiyorum.
Doktorlar Allah'ın emaneti olan insana halel getirmemek gibi bir sorumluluk ve yükümlülük taşımaktadırlar.
Onlara ''Yeryüzünün Yedieminleri'' demek ancak bir hakkı teslim etmek olur diye düşünüyorum.
Bu itibarla ''Hipokrat yemini'' falan bu işin ulviyeti yanında çok ucuz kalır.
Düşman-dost, zengin-fakir, iyi-kötü-,akıllı-deli, inanan-inanmayan...
Dünyada insanları kategorize eden her sıfatı reddeden başka hangi bir meslek olabilir?
Düşmanına dahi başka hangi bir güç hizmet ettirebilir insana?
Bu durum sadece doktorluk mesleğiyle izah edilebilir.
Evladı gözünün önünde ölümle pençeleşen bir ananın canını verse dahi evladını kurtarma şansı yokken...
Ancak bir doktor o ananın evladını hayata döndürebilmektedir.
Bu yüzden Allah'ın değerli kullarının yeryüzündeki yedieminleri doktorlardan başkası değildir.
İnsanlar sadece onlara emanet edilmiştir.
Azrail bile doktorların yetemedikleri bir zamanda ancak bir kulun canını alabilmektedir.
Doktorların saatler ve günler boyu Azrail’le cebelleşmeleri boşuna değildir.
Değerli okurlarım...
Tüm bu düşüncelere geçirmiş olduğum bir kalp ameliyatı sırasında sahip olduğumu söylemeliyim.
Ameliyat masasında kurbanlık koyun gibi hiç bir şey yapamayıp yatarken doktorların saatler süren çabaları sonunda hayata yeniden dönmüş olmak beni bu düşüncelere sevk etti.
İşte o anlarda...
Ne ananın, ne babanın, ne oğulun, ne kızın, ne paranın, ne pulun ve ne şöhretin kifayetsiz kaldığını gördüm.
Sadece ve sadece...
Doktorumun beni hayata bağlayabileceği şuuruna vardım.
Ve o saatten sonra doktorları sadece beyaz önlük giyip, muayene edip ilaç yazanlar olarak görmemeye başladım.
Ve onlar ki gözümde ve gönlümde bir başka yer edindiler.
Bu zaviyeden baktığımda...
Tüm doktorlarımızı doktorluk mesleğinin ulviyetine uygun tutum ve davranışlarda görmek arzumu belirtmek istiyorum.
Çünkü...
Bu mesleğin yakışıksız hareketleri sindirecek bir meslek olmadığına yürekten inanıyorum.
Sadece para düşünülerek icra edilen doktorluğun anlamı ve değeri layık olduğu değerin çok altındadır.
Bana göre...
Parası, gücü, şanı şöhreti olana daha iyi doktorluk anlayışı emanete ihanettir.
Ülkemizdeki sağlık sisteminin insanı 'Tanrının Emaneti' anlayışıyla düzenlenmesi gerekir diye düşünüyorum.
Bu anlayışla doktorlarımızı el bebek gül bebek koruyacak, onları her türlü şiddetten muhafaza edecek, toplumdaki saygınlığını en üst düzeylere çıkarak maddi ve manevi tedbirler acilen alınmalıdır.
Ülkeyi yönetenlerin doktorlarımıza karşı en küçük incitici sözleri dahi tabanda doktorlarımıza daha büyük saygısızlık olarak yansımaktadır.
Sağlıklı toplum doktorların merkezinde dönmektedir.
Çünkü sağlık olmayınca hiç bir şey olmamaktadır.
Doktorlarımıza iyi davranmamak geleceğimize hor bakmak anlamı taşır.
Mesleğini 'Yeryüzünün Yedieminleri'' anlayışıyla yapan tüm doktorlarımızın önünde saygıyla eğiliyorum.
Saygılarımla...
Yorumlar
Kalan Karakter: