Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi bu hikâye, Kayserinin genelde orta sınıfının ikamet ettiği
Bir semtinde başlar.
Burası yaklaşık 10-12 bin konutun bulunduğu, şartları üç aşağı beş yukarı birbirine benzeyen başarılı olmuş büyük bir kooperatif(BELSİN) yerleşkesidir.
Şehrin batı girişinin hemen sağında kurulan, kurulduğu ilk yıllarda Kayseri'nin merkezde oturanları tarafından uzak diye küçümsenen neredeyse bir ilçe büyüklüğünde bir semtin adıdır Belsin..
Hikâyemizin enteresan ve ilginç tarafı da tam da buradadır.
Bana göre...
Bir zamanlar adının anılmasına dahi dudak bükülen bir yerde yetişen iki gencin, bugün başarılı olmuş iş insanları olarak görevleri icabı ülke sınırlarını aşan bir konuma erişmiş olmalarındadır!
Bunun adı bir şans mıdır veya kader midir yok sa planlı ve azimli çalışan iki gencin aynı yolda sapmadan yürümelerinin bir sonucu mudur yazının sonunda sizler takdir edeceksiniz.
Sıradan bir orta öğretim hayatına aynı okulda beraber adım atarlar Serdar K.ve Hasan Ç...
O yıllarda anne ve babalar şehrin tanınmış ve başarısı kanıtlanmış okullarına çocuklarını yazdırmak için birbiriyle yarış ederken...
Onların öyle bir şansı olmamıştır ve kaderlerine razı olmak durumunda kalmışlardır.
Öyle ki...
İleri ki üniversite ve iş hayatlarında Belsin ’de okudukları Hoca Yusuf Erdem İlköğretim Okulu, Çok Programlı Meslek Lisesinin adını çoğu insan bir garip karşılayacaktır.
Ancak...
Bu gençlerin yolun sonunda yakaladıkları başarılarının payında okul adının pek o kadarda önemli olmadığı gerçeğini hayat tüm çıplaklığıyla gösterecektir.
Serdar ve Hasanın vardıkları bu parlak gelecekte...
'İyi' arkadaşlıklarının pozitif etkisi yanında kararlı, planlı çalışmaları kâfi gelecektir.
İyi arkadaşlıkları sayesinde sağlanan sinerji her türlü olumlu hareketinde kaynağı olacaktır.
Bu beraberliğe katkı sağlayacak kişileri de mıknatıs gibi çekecektir.
Bu kişilerin başında 'Abi' diye hürmet ettikleri değerli Mustafa'da vardır.
Mustafa’nın ilgisi, emeği ve himayesinde akşamları etüt çalışması için bir ekip kurulur.
Artık...
Bu gençleri yolun sonunda başarıya götürecek maya tutmuştur.
Ekiptekiler çalışmanın feyzini almışlardır.
Uzun bir zaman Serdar ve Hasanla beraber ekipteki herkes bu kaynaktan beslenir.
Bir zaman sonra Hasan ve Serdarın yolları ayrılır.
Yollar ayrılır ama...
Her ikisi de başarıya giden yolun sonundaki ışığı görmektedirler.
Başarının fıtratında olan çok çalışmaya inançları tamdır.
Çalışmalarının karşılığını da almaya başlamışlardır.
Şimdi sırada iyi bir Üniversite kazanmak vardır.
Bu bir şans olmaktan çıkmıştır.
İyi bir üniversite, iyi bir fakülte tahsilinden sonra...
İyi bir iş hayatını da getirir doğal olarak.
Ve...
Onlar için iş hayatlarındaki üst düzey görevler sürpriz sayılmaz.
Serdar uluslararası bilişim sektöründe Genel Müdür Yardımcısı, Hasan ise uluslararası bir şirketin Pazarlama Müdürü ünvanının sahibidirler.
Yıllar hızla akıp gider.
Kader gülen yüzünü göstermeye aşinadır.
Cilve yapmaya bile başlamıştır.
Ve bir gün...
O dudak bükülen fakir insanların yaşadığı Belsin ‘de yetişen Serdar ve Hasan...
Dünyanın en ileri ve gelişmiş ülkesi Amerika'ya aynı uçakta birlikte uçtuklarını fark ederler.
Hem de görevleri icabı..
Bu istisnai durum...
Serdar ve Hasanın ailesi için büyük bir gurur vesilesidir.
Onlar için arzulanan geleceğin çok üstünde bir tablodur.
İki arkadaşın mutluluğunun tarifini yapmak imkânsızdır.
Bir an durup düşündüklerinde mazi gözlerinde canlanır.
Omuz omuza birlikte saatlerce ders çalıştıklarını görür gibi olurlar.
İkisinindi dillerinden şu sözler aynı anda dökülür:
İyi ki seni tanımışım.
İyi ki çok çalışmışız.
Saygılarımla...
Yorumlar
Kalan Karakter: