Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ifade eden Arık, bu gerçekten hareketle bir an önce deprem ve afet güvenliği yasasının çıkması gerektiğini belirterek, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bir ülkenin gelişmiş olup olmadığını anlamak için o ülke yurttaşlarının nasıl öldüğüne bakılır. Bakın ülkemizde yaşanan depremlerden çok daha şiddetlilerinin yaşandığı farklı ülkelerde insanların burnu bile kanamıyor ama bizde onlarca insanımız hayatını kaybediyor. Burada belirleyici olan ülkeyi yönetenlerin tercihleridir. Ülkeyi yönetenler yandaşlar için değil de yurttaşlar için çalışıyorsa o ülkede doğal olaylar felakete dönüşmez. Bakın 1999’da yaşadığımız büyük felaketin ardından bu güne kadar deprem vergisi olarak 70 milyar 895 milyon lira para toplandı. Ama bu para yeni felaketlerin yaşanmaması için değil farklı şekillerde harcandı. 5 müteahhit kasasını doldururken yurttaşlar kaderine terk edildi. Bu asla kabul edilebilir bir durum değildir. Bugünden tezi yok ülkeyi yönetenlerin yandaş politikalarını terk edip, vatandaşların beklentilerini karşılamak için harekete geçmesi gerekiyor. İktidar bir an önce deprem ve afet güvenliği yasasını meclise getirmeli ve gerekli önlemler acilen alınmalıdır.”
Depremden 65 saat sonra 3 yaşındaki Elif Perinçek’in kurtarılma anlarına tanıklık eden Arık, “Elif’in kurtuluşu hepimizin umutlarını tazeledi. Umarım göçük altındaki tüm yurttaşlarımızdan müjdeli haberler alırız. Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın diyor, hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun İzmir, geçmiş olsun Türkiye…” diye konuştu.

Yorumlar
Kalan Karakter: