üzerinden yaptı. Toplantıya, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu ve
yüksek istişare kurulu üyeleri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Türkiye
ekonomisinin 4. çeyrekte yüzde 7,5 – 8 gibi büyüyeceğini belirterek, 2020 yılının büyüme
ortalamasının yüzde 2 civarında olacağını ve perakende ve hizmet sektörlerinin bu
büyümeden olumlu etkileneceğini söyledi. Özkaya, önümüzdeki günlerde açıklanacak hukuk ve ekonomik reformlarla, sanayicinin üzerindeki gereksiz yüklerin kaldırılacağına, işveren davalarında çoğu kez işverenler aleyhinde verilen peşin hükümlerin değişeceğine inançlarının tam olduğunu belirtti.
Yüksek faizler ve hammadde sıkıntısının üretim ve istihdamı tehdit ettiğine değinen Özkaya, lojistik ve konteyner sıkıntısının da hat safhaya ulaştığını belirterek, ithalat ve ihracatın önünde ciddi risk oluşturan bu sorunların bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi.
Bu zor süreçte toplumun her kesimine destlerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili Bakanlara ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti.
Daha sonra söz alan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Büyüksimitci, Gara şehitlerine Allah’tan rahmet dileyerek, PKK terör örgütünü ve onun tüm
destekçilerini bir kez daha lanetledi. Büyüksimitci, “Güvenlik güçlerimizin PKK başta olmak
üzere tüm terör örgütlerinin kökünü kazıyacağından hiç şüphemiz yoktur. Bizimde bu haklı
mücadelede devletimizin ve güvenlik güçlerimizin her zaman yanında olduğumuzu ifade
etmek istiyorum” dedi.
Kayseri’deki vaka artışlarına dikkat çeken Başkan Büyüksimitci, artışların bu şekilde devam
etmesi durumunda kısıtlamaların kaldırılmasından ziyade ilave tedbirlerin alınabileceğini
belirterek, “Kayseri’de yaşayan herkesin tedbirlere uyması son derece önem arz ediyor.
Kısıtlamaların kalkması için hep birlikte çaba göstermeliyiz. Kapalı olan lokanta, kafeterya
gibi hizmet sektöründe çalışan işletmelerimizin açılması bizim gayretlerimize bağlı” diye
konuştu.
Aşı çalışmaları ile birlikte piyasalara hakim olan iyimserlik havasının, özellikle yılın ikinci
yarısında bir toparlama yaşanacağına işaret ettiğini söyleyen Büyüksimitci, “IMF, Türkiye
ekonomisinin 2021'de yüzde 6 oranında büyümesinin öngörüldüğünü açıkladı. Uluslararası
kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise, 2021'de yüzde 5,7 büyümesinin beklendiğine işaret etti. Yine TÜİK tarafından açıklanan verilere göre aralık ayında sanayi üretim verileri yüzde 9 oranında arttı. Öncü göstergeler, sanayi üretimindeki iyileşmenin ve artış ivmesinin önümüzdeki aylarda da süreceğini gösteriyor. Buda iç talepteki canlanmanın genele yayıldığına işaret etmesi bakımından reel sektör adına oldukça sevindirici bir durum” dedi.
Bir taraftan toparlanma adına umut verici rakamlar açıklanırken diğer taraftan üretim ve
ihracatı tehdit eden bir takım sorunlarla karşı karşıya olduklarını açıklayan Başkan
Büyüksimitci, “Son zamanlarda lojistik, hammadde ve ara malı tedariki konusunda yaşanan
sıkıntılar, imalat sanayini tehdit edecek boyuta ulaştı. Hammaddede son dört ayda yüzde 40
ile yüzde 100 arasında değişen oranda fiyat artışlarının yanı sıra, navlun fiyatlarında yüzde
600’lere varan artışlar, ithalat ve ihracat yapan firmalarımızı zora sokmaktadır. Bu duruma
önlem alınmadığı taktirde önümüzdeki dönemde üretimde ciddi aksamalar yaşayabiliriz.
Kurdaki artışla birlikte hammadde üreticilerinin bir bölümü iç piyasaya ürün vermek yerine
ihraç etmeyi tercih ediyor. Hammadde üreten firmaların önceliği yerli üreticiye vermesi
üretimde yaşanabilecek olası aksaklıklarının önüne geçecektir. Aksi halde plastik, mobilya,
makine, cam, kimya ve inşaat gibi birçok sektörde giderek artan hammadde sıkıntısı yaz
aylarında üretimde ciddi aksamalara yol açabilir” diye konuştu.
Türkiye’nin endüstri 4.0’ı konuşmaya başlamışken, Avrupa Birliği’nin Endüstri 5.0
yaklaşımını gündemine aldığını kaydeden Büyüksimitci, “Endüstri 5.0 yaklaşımında AB
Komisyonun önceliklerinden 3 tanesine katkıda bulunuyorlar. Bunlar, “İnsanlar için çalışan
bir ekonomi”, “Avrupa Yeşil Anlaşması” ve “Avrupa dijital çağa uygun”. Bunlar içerinde AB
Yeşil Mutabakatı ve dijitalleşme bizi pazarlarımızda ciddi şekilde sıkıntıya sokabilir” dedi.
Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı hakkında bilgi veren Büyüksimitci, “Yeşil
Mutabakat, AB’nin 2050’ye kadar net sera gazı emisyonlarının sıfırlanması, ekonomik
büyümenin kaynak kullanımına bağlılığının sona ermesi ve kimsenin ve hiçbir bölgenin
geride bırakılmaması temel hedeflerini içeren yeni büyüme stratejisidir. Yani Mutabakat,
emisyonları azaltırken iş imkanları yaratacak ve yaşam kalitesini artıracak. Önümüzdeki
yıllarda AB ülkelerinin başını çekeceği bu değişim dalgasının tüm dünyaya yayılacağının
sinyallerini şimdiden alıyoruz. Türkiye’nin de AB ile iş birliğine devam edebilmesi için
Mutabakat kapsamında en fazla değişim ve dönüşüm geçirmesi beklenen tarım, elektronik,
ambalaj, plastik, tekstil ve inşaat gibi sektörlerde düzenlemeleri iyi anlaması, gelişmeleri takip etmesi ve oluşturulacak standartlara uyum sağlamak konusunda hızlı adım atabilme
yeteneğini geliştirmesi gerekecektir” diye konuştu.
Son olarak TÜİK verilerine göre Kayseri’nin ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendiren
Büyüksimitci, Kayseri’nin ocak ayı rakamlarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,2
oranında artarak 237,3 milyon dolar olarak gerçekleştiğini, aynı dönemde Türkiye ihracatının ise yüzde 2,34 oranında arttığını söyledi. 2021 yılı için ihracatta 3 milyar dolarlık hedef koyduklarını açıklayan Büyüksimitci, bu hedefe ulaşmak için hep birlikte gayret edeceklerini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: