Ailesinin, arkadaşlarının ve soydaşlarının toplama kamplarından bir an önce bırakılması için meydanda olduğunu söyleyen Muhlise, “Ben buraya sadece akrabalarımın, arkadaşlarımın, soydaşlarımın toplama kamplarında toplu olarak tacize uğrayan kadınların, ölüleri çöplere atılanların sesi olmaya, çocuksuz, torunsuz kalan ninelerin, dedelerin sesi olmaya geldim. Benim eniştem, abim ve ablamı 2016 yılında sadece beni görmek için buraya geldikleri için hapse mi attılar, öldürdüler mi hiçbir şey bilmiyorum. Benim cahil kalmamam için bana eğitim veren öğretmenlerim onların hepsini ilim veriyorlar diye hapse attılar. Halamı düğünümde bana kutlu olsun kızım diye mesaj attığı için, Türkiye ile iletişim kurduğu için 7 sene hapis cezası verdiler. Benim babam 55 yaşında şimdi sağ mı, öldü mü bilmiyorum. Lütfen bizim sesimiz olun, bunları tüm dünyaya duyurun, onlar dursun ve böyle bir soykırım yapmasınlar. Onların bir suçu yok. Onlar suçsuz “ ifadelerini kullandı.
6 senedir Türkiye’de olduğunu ve 4 senedir çocuklarından haber alamadığını belirten Meryem Abdullah, sözlerine şu şekilde devam etti:
“6 senedir Türkiye’deyiz. İlk çıktığımızda çocuklarımla iletişim kurabiliyordum. 3 tane erkek çocuğum var. Doğu Türkistan’da kaldılar. Beni buraya ve torunumu buraya gönderebilmek için evlerini, tarlalarını sattılar ve bizim yol paramızı karşıladılar. Sonra biz geldikten 2 sene sonrasına kadar konuşuyorduk, iletişim halindeydik ancak daha sonrasında hiç iletişim kuramadık. Hapse götürmüşler. Suçları bizi Türkiye’ye göndermeleriymiş. Kaç senelik hapse çarptırıldı, öldü mü, diri mi 4-5 senedir hiçbir haber alamıyoruz. Hiçbir iletişim kuramıyoruz.”

Yorumlar
Kalan Karakter: