<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Kayseri Vip Haber - Sağlık</title>
        <description>Kayseri Sarraf ve Kuyumcular Derneği Başkanı Adnan İncetoprak, bünyesine ’’Kayseri Vip Haber’’ adlı internet haber sitesini ekledi.</description>
        <link>https://www.kayseriviphaber.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:08:48 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>VENEZUELA&#039;YA 16,4 TON İNSANİ YARDIM MALZEMESİ</title>
                                    <description>Sağlık Bakanlığı, Venezuela&#039;da 24 Haziran&#039;da meydana gelen depremlerin ardından bölgeye 16,4 ton insani yardım malzemesinin yola çıktığını duyurdu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen depremlerin ardından bölgeye 16,4 ton insani yardım malzemesinin yola çıktığını duyurdu.<br />
Venezuela'da 24 Haziran tarihinde meydana gelen depremlerin ardından ülkenin sağlık alanındaki ihtiyaçlarının karşılanmasına destek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından insani yardım çalışması yürütüldü. Venezuela makamlarından Sağlık Bakanlığı'na iletilen ihtiyaç listesi doğrultusunda ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinden oluşan yardım malzemeleri kısa sürede temin edilerek sevkiyata hazır hale getirildiği belirtildi. Yürütülen koordinasyon çalışmaları kapsamında, ihtiyaç listesinde yer alan ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinden oluşan tırın İzmir'den yola çıktığı ve <strong>Kayseri</strong>'den hava yoluyla bugün Venezuela'ya sevk edildiği ifade edildi. Tırda 31 kalem (4 palet) ilaç ile 36 kalem (21 palet) tıbbi sarf malzemesi olmak üzere toplam 25 paletin yer aldığı bildirildi.</p>

<p><img alt="VENEZUELA'YA 16,4 TON İNSANİ YARDIM MALZEMESİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw743957-01-6a50cbd228eae.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="VENEZUELA'YA 16,4 TON İNSANİ YARDIM MALZEMESİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw743957-02-6a50cbd958b1b.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="VENEZUELA'YA 16,4 TON İNSANİ YARDIM MALZEMESİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw743957-03-6a50cbdf3dcc0.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="VENEZUELA'YA 16,4 TON İNSANİ YARDIM MALZEMESİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw743957-05-6a50cbe5f0d4a.jpg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/venezuelaya-164-ton-insani-yardim-malzemesi_6a50cbbe27e55_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/venezuelaya-164-ton-insani-yardim-malzemesi/57340</link>
                <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:37:54 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME</title>
                                    <description>Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere Kayseri Devlet Hastanesini ziyaret etti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri</strong> İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere <strong>Kayseri</strong> Devlet Hastanesini ziyaret etti.<br />
Ziyaret kapsamında Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Ali Çöl, hastanenin işleyişi, sunulan sağlık hizmetleri ve planlanan çalışmalar hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan’a bilgi verdi. İncelemelerinin ardından acil servisi ziyaret eden Dr. Mehmet Erşan, tedavi gören hastalarla yakından ilgilenerek geçmiş olsun dileklerini iletti.</p>

<p><img alt="ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="845" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742467-01-6a4e4b8619d82.jpg" width="1200" /><br />
Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ve personelle de bir araya gelen Erşan, özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek görevlerinde kolaylıklar diledi.</p>

<p><img alt="ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="800" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742467-03-6a4e4b8d699f3.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="868" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742467-04-6a4e4b93dc953.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="736" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742467-05-6a4e4b9a38413.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="743" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742467-06-6a4e4b9fee0a1.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="ERŞAN’DAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ’NDE İNCELEME" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="864" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742467-07-6a4e4ba64e3d7.jpg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/ersandan-kayseri-devlet-hastanesinde-inceleme_6a4e4b7274901_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/ersandan-kayseri-devlet-hastanesinde-inceleme/57298</link>
                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 16:05:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZIN BU BESİNLERLE SERİNLEYİN</title>
                                    <description>Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, yaz aylarında besinlerin klima etkisi oluşturamayacağını söyleyerek, &quot;Yüksek suya sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalı&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, yaz aylarında besinlerin klima etkisi oluşturamayacağını söyleyerek, "Yüksek suya sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalı" dedi.<br />
Yazın doğru besin tercihi ile vücudun sıvı dengesinin korunabileceğini söyleyen Uzman Diyetisyen Betül Merd, "Yaz sıcaklarıyla birlikte en sık duyduğumuz sorulardan biri şu; hangi besinler bizi serin tutar? Aslında hiçbir besin klima etkisi oluşturmaz ancak doğru besin seçimleriyle vücudumuzun sıvı dengesini koruyabilir ve sıcak havaları daha rahat geçirebiliriz. Sıcaklık arttığında vücut ısımızı dengelemek için daha fazla terleriz. Terleme ise sadece su değil, aynı zamanda sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli minerallerin de kaybına neden olur. Bu nedenle yaz aylarında beslenmenin temel amacı hem sıvı hem de mineral kayıplarını yerine koymaktır. Yüksek su içeriğine sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalıdır. Örnek verecek olursak karpuzun yaklaşık yüzde 92'si sudan oluşur. Bu nedenle hem sıvı alımına katkı sağlar hem de serinletici bir alternatif oluşturur. Yoğurt ve ayran da yaz aylarında öne çıkan besinler arasındadır. Özellikle ayran, terleme ile kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulmasına yardımcı olabilir. Ara öğünlerde meyve ve yoğurdu birlikte tüketmek hem serinletici hem de dengeli bir seçenek olacaktır" dedi.</p>

<p><img alt="YAZIN BU BESİNLERLE SERİNLEYİN" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw742180-01-6a4e0aada738a.jpg" width="1200" /><br />
Merd, kızartılmış ve baharatlı ürünlerin tüketilmesinin yorgun ve bunalmış hissetmeye neden olabileceğini söyleyerek, "Buna karşılık çok yağlı, kızartılmış ve aşırı baharatlı yiyecekler sindirim sürecinde vücudun daha fazla enerji harcamasına neden olabilir. Bu durum sıcak havalarda kişinin kendini daha yorgun ve bunalmış hissetmesine yol açabilir. Bir diğer önemli nokta ise su tüketimidir. Birçok kişi susamayı bekleyerek su içiyor ancak susuzluk hissi oluştuğunda vücut aslında sıvı kaybetmeye başlamış oluyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketmek gerekir. Günlük en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmeli. Yaz aylarında pratik bir öneri vermek gerekirse öğle ve akşam yemeklerinde büyük bir mevsim salatası, yanında yoğurt veya ayran ve gün içinde 2-3 porsiyon su oranı yüksek meyve tüketmek hem sıvı ihtiyacının karşılanmasına hem de sıcakların daha rahat tolere edilmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/yazin-bu-besinlerle-serinleyin_6a4e0a40e57ab_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/yazin-bu-besinlerle-serinleyin/57267</link>
                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:27:43 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SÜNNET İÇİN EN UYGUN YAŞ HANGİSİ?</title>
                                    <description>Yaz aylarında okul tatilinin başlamasıyla birlikte ailelerin çocukları için sünnet planları da hız kazanıyor. Ancak uzmanlar, sünnetin yalnızca yaz aylarında yapılması gereken bir işlem olmadığını; en önemli kriterin doğru zamanlama, uygun cerrahi koşullar ve uzman hekim tarafından gerçekleştirilmesi olduğunu vurguluyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında okul tatilinin başlamasıyla birlikte ailelerin çocukları için sünnet planları da hız kazanıyor. Ancak uzmanlar, sünnetin yalnızca yaz aylarında yapılması gereken bir işlem olmadığını; en önemli kriterin doğru zamanlama, uygun cerrahi koşullar ve uzman hekim tarafından gerçekleştirilmesi olduğunu vurguluyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sünnet İçin En Uygun Yaş Hangisi?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sünnet her yaşta uygulanabilse de çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi göz önünde bulundurularak planlanmalıdır<strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">. Central Hospital Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali İhsan Anadolulu,</strong> özellikle <strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">2-6 yaş arasındaki dönemin,</strong> çocukların psikolojik gelişimi açısından mümkün olduğunca tercih edilmemesini öneriyor. Sağlık açısından herhangi bir engeli bulunmayan bebeklerde ise yenidoğan döneminde sünnet güvenle yapılabiliyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><img alt="SÜNNET İÇİN EN UYGUN YAŞ HANGİSİ?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="400" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/ali-ihsan-anadolu-6a4cad4dad5e2.webp" width="400" /></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz Aylarında Sünnetin Avantajı Var mı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında okul tatili sayesinde çocukların dinlenmeye ve iyileşmeye daha fazla zaman ayırabilmesi önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak sıcak hava nedeniyle artan terleme ile deniz ve havuz kullanımı gibi etkenler, yara bakımının daha özenli yapılmasını gerektiriyor. Bu nedenle ailelerin hekim önerilerine eksiksiz uyması büyük önem taşıyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sünnet Sonrasında Nelere Dikkat Edilmeli?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sünnet sonrası ilk günlerde hafif şişlik, kızarıklık ve az miktarda sızıntı normal kabul edilir. <strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">Central Hospital Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali İhsan Anadolulu'na </strong>göre iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi için şu noktalara dikkat edilmelidir:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       İlaçlar ve pansuman önerilen şekilde uygulanmalıdır.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Sünnet bölgesi temiz ve kuru tutulmalıdır.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Terlemeyi artıracak kalın kıyafetler yerine bol ve pamuklu giysiler tercih edilmelidir.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Doktorun önerdiği süre boyunca deniz ve havuza girilmemelidir.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Bisiklet, scooter ve benzeri bölgeye baskı oluşturabilecek aktivitelerden iyileşme tamamlanıncaya kadar kaçınılmalıdır.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Şiddetli kanama, kötü kokulu akıntı, yüksek ateş veya giderek artan şişlik gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz tatili, çocukların iyileşme sürecini daha rahat geçirmeleri açısından uygun bir dönem olabilir. Ancak başarılı bir sünnet süreci için mevsimden çok; doğru yaşta planlama yapılması, işlemin steril hastane koşullarında uzman hekim tarafından gerçekleştirilmesi ve ameliyat sonrası bakım kurallarına uyulması büyük önem taşıyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/post57259_6a4cad00053a1_h.png</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/sunnet-icin-en-uygun-yas-hangisi/57259</link>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:37:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞIRI SICAKLARDA HAMİLELERİN VÜCUT ISISINI DÜŞÜREN 9 ÖNERİ</title>
                                    <description>Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamileleri sıcaklardan koruyacak önerilerde bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamileleri sıcaklardan koruyacak önerilerde bulundu.<br />
Yaz aylarında hamileler sıcağa karşı daha hassas hale geliyor. Hamileliğin ilk üç ayında (12 hafta) anne adaylarının vücudun aşırı ısınmasına neden olan faktörlerden uzak durması önem taşıyor. Aşırı sıcak, anne rahmindeki bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Annenin vücudu soğumaya çalışırken, kan damarları daralıyor ve bu da bebeğe giden kan ve besin miktarını azaltabiliyor. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle anne adaylarının bu dönemi sağlıkla geçirmesi mümkün olabiliyor. Memorial <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamileleri sıcaklardan koruyacak önerilerde bulundu.<br />
<br />
Güneş kremi kullanmak riskli değil<br />
Yaz aylarında güneş kremi kullanmak, hamilelik ve emzirme döneminde tavsiye edilir. Güneş kremleri çeşitli bileşenler içerse de, cilt tarafından emilen miktarın minimum düzeyde olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda güneş kremlerinin hamile ve emziren kadınlar için risk oluşturmadığı belirlenmiştir. Eğer cilt hassas veya cilt reaksiyonlarına yatkınsa, bu ciltler için uygun ve hipoalerjenik bir güneş kremi kullanılmalıdır. Uygun güneş kremi için uzmanlardan görüş alınmalıdır.</p>

<p><img alt="AŞIRI SICAKLARDA HAMİLELERİN VÜCUT ISISINI DÜŞÜREN 9 ÖNERİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="1727" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw741366-01-6a4cac33188a9.jpg" width="1200" /><br />
<br />
Hafif egzersizler sabah yapılmalı<br />
Sıcak günlerde gebelerin hafif egzersizler yapması önerilir. Yapılacak egzersiz türü ve günün hangi saatinde yapılacağı uzman tavsiyesine göre belirlenmelidir. Hamile kadınlar için genel öneri, haftanın mümkünse tüm günlerinde, en az 30 dakika hafif yoğunlukta fiziksel aktivite yapmaktır. Sabahın erken saatlerinde hava serinken egzersiz yapmak, aşırı ısınma riskini azaltmakta ve vücudu rahatlatmaktadır. Vücut ısısını artıracak ağır egzersiz programlarından kaçınılmalıdır.<br />
Genel olarak şu egzersizlerin yapılması tavsiye edilebilir;<br />
"Yüzme veya su aerobiği. Hafif tempolu ürüyüş veya kısa koşular. Bisiklet sürmek. Pilates, yoga, esneme hareketleri veya diğer yer egzersizleri."<br />
<br />
Sıcak çarpmasına dikkat<br />
Isı bitkinliği, vücut sıvı kaybı nedeniyle susuz kalındığında ortaya çıkar. Aşırı fiziksel aktivite veya sıcak bir ortamda bulunmak da ısı bitkinliğine yol açabilir. Müdahale edilmediğinde sıcak çarpması riski artabilir. Bu durum, ani vücut sıcaklığı yükselmesine, kafa karışıklığına ve potansiyel olarak bilinç kaybına neden olabilir.<br />
Isı bitkinliği ise, "Aşırı terleme. Susuzluk hissi. Baş ağrısı. Kas ağrıları ve krampları. Bayılma veya baş dönmesi hissi. Hızlı, zayıf nabız. Soluk ve nemli cilt" belirtileri ile ortaya çıkabilir.<br />
<br />
Vücut ısısını düşüren yöntemler<br />
Özellikle yaz aylarında vücudun aşırı ısınmasını engellemek çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Ancak, vücut ısısını düşürecek yöntemler etkili olabilir. Doğrudan güneş ışınlarından uzak durun ve kapalı alanlarda ya da gölgede vakit geçirin. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda olmayın. Yüzünüzü ve vücudunuzu serinletmek için yanınızda spreyli şişeler bulundurun. Başınızın ve boynunuzun etrafına ıslak bezle uygulama yapın. Ayaklarınızı çok soğuk olmayan bir su ile günde 2-3 kere yıkayın ya da ayaklarınızı suda bekletin. Serinlemek için sık sık duş alın. Hafif ve bol kıyafetler giyin. Nem emici kumaşlar tercih edin. Kan dolaşımını desteklemek için düzenli olarak su için. Ekstra koruma için şapka ve güneş gözlüğü tercih edin. UPF korumalı giysiler giymek yararlı olacaktır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/asiri-sicaklarda-hamilelerin-vucut-isisini-dusuren-9-oneri_6a4cac1e3a444_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/asiri-sicaklarda-hamilelerin-vucut-isisini-dusuren-9-oneri/57256</link>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:33:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZ AYLARINDA CİLDİMİZİ YIPRATAN 7 TEHLİKE!</title>
                                    <description>Yaz aylarında sıkça tercih edilen havuzlar,  hijyen koşullarının yetersiz olması durumunda  impetigo gibi bakteriyel enfeksiyonlar ve cilt ile gözleri etkileyebilen adenovirüs kaynaklı viral enfeksiyonların da bulaşmasına neden olabiliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Yaz aylarında cilt sağlığımızı bozan etkenler” denildiğinde aklımıza çoğu zaman sadece güneşin zararlı ışınları geliyor.  Ancak cildimizi tehdit eden riskler bununla sınırlı değil. Sıcak havalar, klimalar, havuzlar, cep telefonları, parfümler ve yoğun terleme gibi etkenler de önemli risk faktörlerini oluşturuyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, bu nedenle yaz aylarında cilt sağlığımız için sadece güneşten korunmanın yeterli olmadığına dikkat çekerek, “Genellikle gözden kaçan bu riskler cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, akne ve leke oluşumuna, hatta çeşitli enfeksiyonlara neden olabilir.    Dolayısıyla yaz aylarında güneşten korunmanın yanı sıra bu faktörlere karşı da önlem almak son derece önemlidir” diyor. Aslında alacağımız bazı basit önlemlerle aşırı sıcaklarda da cildimizi büyük oranda korumamız mümkün. Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, yaz aylarında cildimizi yıpratan etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><img alt="YAZ AYLARINDA CİLDİMİZİ YIPRATAN 7 TEHLİKE!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="1513" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/1783318129-dr-layda-uysal-6a4bc5592d881.jpg" width="1200" /></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAVUZLAR</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında sıkça tercih edilen havuzlar,  hijyen koşullarının yetersiz olması durumunda  impetigo gibi bakteriyel enfeksiyonlar ve cilt ile gözleri etkileyebilen adenovirüs kaynaklı viral enfeksiyonların da bulaşmasına neden olabiliyor.  Özellikle kalabalık olan havuzlarda fazla zaman geçirilmesi ve cildin uzun süre suyla temas etmesi bu tarz enfeksiyonların bulaşmasını kolaylaştırıyor. Diğer yandan klorlu suda uzun süre kalmak ciltte su kaybına bağlı olarak kuruluk, gerginlik ve tahrişe de yol açabiliyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok kalabalık ve hijyen koşullarının düşük olduğu havuzlarda yüzmeyin.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Havuzda uzun süre kalmamaya özen gösterin.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Havuzdan çıktıktan sonra zaman kaybetmeden duş almaya dikkat edin. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAVUZ KENARLARI, ŞEZLONGLAR, DUŞAKABİNLER</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Havuz kenarları ile duşakabin gibi ortak kullanım alanlarında terlik olmadan çıplak ayakla dolaşılması, şezlongların havlu serilmeden kullanılması cilt sağlığını tehdit edebiliyor. Bu hatalar, Human Papilloma Virüsü’ne (HPV) bağlı siğillerin ve molluskum kontagiozum başta olmak üzere viral enfeksiyonların bulaşmasına yol açabiliyor. Siğiller en sık ayak altı, gövde ve yüz gibi bölgelerde ortası siyah noktasal kanama odakları içeren kabarıklıklar şeklinde görünürken, molluskum ise ortası göbekli ve çukur, çevresi deriden daha kabarık şişlikler şeklinde kendini gösteriyor. Cilt bariyerinin bozulduğu durumlarda basit bir temas bile bu virüslerin bulaşmasını kolaylaştırıyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Havuz kenarı ve duşakabin gibi ortak alanlarda çıplak ayakla dolaşmayın. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Terlik ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmamaya dikkat edin.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şezlongları havlu sermeden kullanmayın. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Deride çizik ve sıyrık gibi durumlarda virüsler daha kolay bulaşabileceğinden el ve ayak hijyenine özen gösterin. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİMALAR</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında serinlemek için sıkça kullandığımız klimalar ortamın nem oranını düşürerek cildin su kaybetmesine neden olabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, bu durumun özellikle kuru ve hassas ciltlerde sorun oluşturabileceğini belirterek, “Uzun süre klimalı ortamlarda bulunmak cilt bariyerini zayıflatabilir ve bunun sonucunda ciltte hassasiyet artışı, gerginlik, kızarıklık, küçük çatlaklara bağlı irritasyonlar gelişebilir” uyarısında bulunuyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gün içinde cilt bariyerini destekleyen nemlendirici kullanmayı alışkanlık edinin. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her gün 2–2,5 litre su içmeye özen gösterin</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Klimalı ortamlarda doğrudan hava akımına maruz kalmayın. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mümkünse ortamın nem dengesini korumak için aralıklı havalandırma sağlayın. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AŞIRI SICAK HAVA</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşırı sıcak hava damarların genişlemesine, kılcal damarların belirginleşmesine ve rozasea hastalığında ataklara yol açabiliyor. Melazmaya (kahverengi cilt lekelerine) yatkın kişilerde güneşin ve zararlı ultraviyole ışınlarının yanı sıra aşırı sıcaklık da leke oluşumunu tetikleyebiliyor. Sıcak havanın etkisiyle ciltte oluşan su kaybı pul pul dökülme, kaşıntı ve hassasiyet gibi sorunlar oluşturabiliyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özellikle rozasea sorununuz varsa cildinizi ani hava değişimlerinden koruyun. Aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortamlarda bulunmamaya çalışın.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Melazmaya yatkınsanız güneşten korunmak için şapka, gözlük ve düzenli güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YOĞUN TER BİRİKİMİ</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında yoğun terleme malassezia furfur gibi mantar türlerinin çoğalmasına ve bunun sonucunda cilt lekeleri ile gözeneklerin tıkanmasına yol açabiliyor. Aşırı sıcaklara ek olarak yoğun güneş kremi kullanımı da terlemeyi artırarak komedon (siyah nokta) oluşumunu tetikleyebiliyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı? </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cildinizi her akşam terden ve krem artıklarından arındırın.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok yoğun terleme problemi yaşıyorsanız, mantar oluşumunu engellemek için antifungal (mantar önleyici) etki gösteren şampuanları haftada bir veya iki kez vücudunuz için kullanabilirsiniz.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PARFÜMLER</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında boyun, dekolte ve el bileklerimize sıktığımız parfümler güneş ışınlarıyla birleşince ciltte leke oluşumunu tetikleyebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, “Özellikle narenciye, portakal ve limon gibi turunçgillerden zengin kokular güneş altında o bölgede lekelenmeye, damarlanma oluşumuna, bazen de ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir” diye konuşuyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Leke oluşumunu ve alerjik reaksiyonları önlemek için parfümleri cildiniz yerine kıyafetlerinize sıkmayı alışkanlık edinin. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CEP TELEFONLARI</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline gelen cep telefonları, yalnızca iletişimi değil cilt sağlığını da etkileyebiliyor. Telefon yüzeyinde biriken bakteri ve kirler, yaz aylarında artan terleme ve sıcaklıkla birleştiğinde ciltte yağ dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, bu durumun ciltteki gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırarak özellikle yanak ve çene bölgesinde sivilce ile siyah nokta oluşumunu artırabileceğini belirtirken, “Telefon ekranlarından yayılan görünür ışığın da ultraviyole ışınlarıyla birlikte ciltte leke oluşumuna katkıda bulunabileceği düşünülmektedir” uyarısında bulunuyor. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl önlem almalı?</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Telefon ekranını düzenli olarak temizleyin ve mümkünse dezenfekte edin.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzun görüşmelerde kulaklık veya hoparlör kullanarak telefonun yüzle temasını azaltın.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cildinizi temiz tutun, terledikten sonra yüzünüzü yıkayın ve hafif, gözenekleri tıkamayan ürünler kullanmaya özen gösterin. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Demir oksit filtresi içeren ve mavi ışığa karşı da koruma sağlayan güneş kremlerini tercih etmeniz, cep telefonu ve bilgisayar ekranlarından yansıyan görünür ışığa karşı da koruma sağlayacaktır. </span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/yaz-aylarinda-cildimizi-yipratan-7-tehlike_6a4bc53f70723_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/yaz-aylarinda-cildimizi-yipratan-7-tehlike/57243</link>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:08:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>87 BİN KİŞİ AMBULANSLA HASTANEYE NAKLEDİLDİ</title>
                                    <description>Kayseri İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzman Doktor Tunahan Aydoğan, &quot;172 bin acil çağrıdan yaklaşık 84 binine ambulans görevlendirmesi gerçekleştirdik&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri</strong> İl Ambulans Servisi Başhekimliği; 2026 yılının geride kalan 6 ayında 84 bin çağrıya ambulans görevlendirmesi yaparken 87 bin vatandaşı ambulanslarla hastanelere nakletti. İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzman Doktor Tunahan Aydoğan, "87 bin vatandaşımıza hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunduk" dedi.<br />
<strong>Kayseri</strong> İl Ambulans Servisi olarak 62 istasyon, 861 personel, 88 kara ambulansı ve 1 helikopter ambulans ile hastane öncesi acil sağlık hizmetleri sunumunun gerçekleştirildiğini aktaran İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Tunahan Aydoğan, geride kalan 2026 yılının ilk 6 ayını değerlendirdi. 87 bin kişiye hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunduklarını kaydeden Aydoğan, "<strong>Kayseri</strong> İl Ambulans Servisi; 62 istasyon, 861 personel, 88 kara ambulansı ve bir tane helikopter ambulansıyla hastane öncesi sağlık hizmetleri sunmaktadır. <strong>Kayseri</strong> iline ve çevresindeki diğer bölge illerine. <strong>Kayseri</strong>'de ilk 6 ayda yaklaşık olarak 172 bin acil çağrı düşmektedir. Bunların yaklaşık 84 binine ambulans görevlendirmesi gerçekleştirdik. Bu görevlendirmelerle 87 bin vatandaşımıza hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunmuş bulunmaktayız. <strong>Kayseri</strong> İl Ambulans Servisi olarak acil yardım çağrısı sonrasında ambulans görevlendirme süremiz 87 saniyede, kentsel vakaya ulaşım oranında 10 dakikanın altında, ambulansımızın vakaya ulaşım süremiz yüzde 96 oranında ulaşım sağlamaktayız. Kırsalda ise 30 dakikanın altında 95 oranında vakaya ulaşım sağlamaktayız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="87 BİN KİŞİ AMBULANSLA HASTANEYE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw740655-03-6a4b6d7b4d180.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="87 BİN KİŞİ AMBULANSLA HASTANEYE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw740655-02-6a4b6d83530aa.jpg" width="1200" /><br />
<br />
Helikopter ambulans 83 hasta için havalandı<br />
Şehirde bulunan helikopter ambulansın da 83 vakaya hizmet verdiğini belirten Aydoğan, "<strong>Kayseri</strong>'de 2009'dan beri hizmet vermekte olan helikopter ambulans, ilk 6 ayda bölge illeri ve çevremizde vaka tesliminde transit olarak kullandığı 83 vakaya hizmet sundu. 8 vaka bölgemizdeki diğer illerden hizmet sunulmuştur. 112 Ambulans Servisi olarak bizim için zaman çok kıymetli. O yüzden vatandaşlarımızın trafikte özellikle ambulanslarımızın geçiş üstünlüğüne yardımcı olmalarını, acil yardım çağrısında bulunurken asılsız ihbarlar vaktimizi aldığı ve zaman kaybına yol açtığı için bu konuda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/87-bin-kisi-ambulansla-hastaneye-nakledildi_6a4b64b633ebe_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/87-bin-kisi-ambulansla-hastaneye-nakledildi/57209</link>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:15:38 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZ AYLARINDA KULAK ENFEKSİYONUNA DİKKAT</title>
                                    <description>Yaz Aylarında Kulak Enfeksiyonuna Dikkat! Uzmandan Kulak Sağlığını Koruyacak 8 Önemli Öneri...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz Aylarında Kulak Enfeksiyonuna Dikkat! Uzmandan Kulak Sağlığını Koruyacak 8 Önemli Öneri...</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> </span><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">Sıcak hava, yüksek nem ve deniz-havuz sezonuyla birlikte dış kulak yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Central Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Halide Öztürk Yanaşma, yaz aylarında kulak sağlığını korumak için alınabilecek basit önlemlerin enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.</strong></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz mevsimiyle birlikte deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alırken, sıcak hava, nem ve suyla sık temas kulak sağlığını da tehdit edebiliyor. Özellikle dış kulak yolu enfeksiyonları ve kulak mantarı vakalarının yaz aylarında belirgin şekilde arttığını belirten <strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">Op. Dr. Halide Öztürk Yanaşma</strong>, erken alınacak önlemlerle bu risklerin büyük ölçüde önlenebileceğini ifade ediyor.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><img alt="YAZ AYLARINDA KULAK ENFEKSİYONUNA DİKKAT" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="1920" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/halide-ozturk-6a48ee43199f3.webp" width="1280" /></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz Aylarında Kulak Sağlığını Korumak İçin 8 Önemli Öneri</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">1. Deniz ve havuzda uzun süre kalmayın.</strong><br />
Kulak kanalında uzun süre kalan su, doğal koruyucu yapının bozulmasına neden olabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">2. Yüzdükten sonra kulaklarınızı kurulayın.</strong><br />
Kulağın dış kısmını yumuşak bir havluyla kurulayın ve başınızı yana eğerek içeride kalan suyun dışarı çıkmasını sağlayın.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">3. Temiz su kaynaklarını tercih edin.</strong><br />
Hijyenik olmayan havuzlar ve kirli deniz suları enfeksiyon riskini artırabilir. Ayrıca çok soğuk suya ani girişlerden kaçınılması önerilir.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">4. Gerekirse kulak tıkacı kullanın.</strong><br />
Özellikle sık yüzenler ve daha önce kulak enfeksiyonu geçiren kişiler için kulak tıkaçları koruyucu olabilir. Tıkaçların her kullanım sonrası temizlenmesi önem taşır.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">5. Pamuklu çubuklarla kulak temizlemeyin.</strong><br />
Pamuklu çubuklar kulak kirini daha derine iterek tıkanıklık ve enfeksiyona yol açabilir. Gerektiğinde kulak temizliği sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">6. Kulaklık kullanımını sınırlayın.</strong><br />
Uzun süreli kulaklık kullanımı, özellikle sıcak havalarda kulak içinde nem oluşmasına neden olarak mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırabilir.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">7. Kulağınızı nemli bırakmayın.</strong><br />
Duş, deniz veya havuz sonrasında kulağın uzun süre nemli kalması dış kulak yolu enfeksiyonları için uygun bir zemin oluşturabilir.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">8. Ağrı, kaşıntı veya akıntıyı ihmal etmeyin.</strong><br />
Kulakta ağrı, tıkanıklık hissi, kaşıntı ya da akıntı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır. Özellikle çocuklarda enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/post57201_6a48ee0b8a09f_h.png</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/yaz-aylarinda-kulak-enfeksiyonuna-dikkat/57201</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 14:26:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AMBULANS HELİKOPTER BEYİN KANAMASI GEÇİREN HASTA İÇİN HAVALANDI</title>
                                    <description>Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde düşme sonucu beyin kanası geçiren bir hasta, ambulans helikopter ile Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri</strong>’nin Pınarbaşı ilçesinde düşme sonucu beyin kanası geçiren bir hasta, ambulans helikopter ile Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirildi.<br />
Edinilen bilgiye göre Pınarbaşı ilçesinde 81 yaşındaki M.A.’nın düşmesi üzerine haber verilmesi ile olay yerine gelen sağlık ekipleri Pınarbaşı Devlet Hastanesi’ne götürdü. Hastanede ilk müdahalesi yapılan M.A., beyin kanaması tanısı konması üzerine ambulans helikopterle alınarak kent merkezine getirildi.<br />
Ambulans helikopterle kente getirilen M.A., pistte bekleyen sağlık ekipleri tarafından ambulansa alınarak ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p><img alt="AMBULANS HELİKOPTER BEYİN KANAMASI GEÇİREN HASTA İÇİN HAVALANDI" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw739702-01-6a48dc035c97d.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="AMBULANS HELİKOPTER BEYİN KANAMASI GEÇİREN HASTA İÇİN HAVALANDI" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw739702-02-6a48dc0a37720.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="AMBULANS HELİKOPTER BEYİN KANAMASI GEÇİREN HASTA İÇİN HAVALANDI" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw739702-04-6a48dc116204c.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="AMBULANS HELİKOPTER BEYİN KANAMASI GEÇİREN HASTA İÇİN HAVALANDI" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw739702-05-6a48dc1999262.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="AMBULANS HELİKOPTER BEYİN KANAMASI GEÇİREN HASTA İÇİN HAVALANDI" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw739702-06-6a48dc2484a4b.jpg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/post57192_6a48dae20cd5c_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/ambulans-helikopter-beyin-kanamasi-geciren-hasta-icin-havalandi/57192</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 13:04:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SICAKLARDA ZEHİRLENMEYİN</title>
                                    <description>Memorial Kayseri Hastanesi Gastroentoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, sıcak havalarda özellikle et ve süt ürünlerinde bakterilerin daha kolay üreyebildiklerini söyleyerek, &quot;Sıcak havalarda gıdalarda üreyen bakteriler, besin zehirlenmesi riskini oluşturuyor&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p> Memorial <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Gastroentoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, sıcak havalarda özellikle et ve süt ürünlerinde bakterilerin daha kolay üreyebildiklerini söyleyerek, "Sıcak havalarda gıdalarda üreyen bakteriler, besin zehirlenmesi riskini oluşturuyor" dedi.<br />
Dışarıda kalmış et ve süt ürünlerinin besin zehirlenmesine sebep olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Kaplan, "Sıcak havalarla beraber bazı mikroorganizmaların besinlerde üremesi kolaylaşmaktadır. Özellikle bakterilerin, virüslerin ve parazitlerin. Salmonella, E. coli gibi bakteriler sıcak havada bozulan gıdalarda çok fazla miktarda görülmektedir. Sıcak havalarla beraber hijyene ve soğuk zincire biraz daha az dikkat edilmektedir. Özellikle et, süt, tavuk gibi tüketilen gıdaların soğuk zincirine dikkat edilmemesi durumunda besinler çabuk bir şekilde bozulmaktadır. Genellikle hastalar bize ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, gıda zehirlenmesi ve ciddi durumlarda ateş gibi şikayetlerle başvurmaktadır. Özellikle dışarıda kalmış et ve süt ürünleri ve tavuk gibi ürünler, yine mayonezli, kremalı ürünlere dikkat edilmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Uzun süre dışarıda beklemiş gıdaları da besin zehirlenmesi açısından çok riskli görmekteyiz" dedi.</p>

<p><img alt="SICAKLARDA ZEHİRLENMEYİN" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw739052-01-6a477ec81b11a.jpg" width="1200" /><br />
Kaplan, soğuk zincir gıdalara ve el hijyenine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Şimdi özellikle bu soğuk zincire çok dikkat edilmesi lazım. Besinlerin uygun şartlarda saklanması gereklidir. Besinleri uzun süre dışarıda bekletmemek gerekli. Bu bulaşın yani enfeksiyon bulaşının en önemli sebebi ellerden kaynaklandığı için özellikle el hijyenine dikkat edilmeli. Bu hastalar genelde ishale bağlı çok ciddi su kaybı olduğu için özellikle hastaların susuz kalmamasına ve özellikle çocuk hastalarda ve yaşlılarda susuz kalmamaya dikkat etmeli. Gerekli sıvıyı mutlaka almalarını önermekteyiz. Genelde ishal durumunda biz hastaların biraz daha hafif beslenmelerini tavsiye ederiz. Mesela pirinç, pirinç lapası, yoğurt, muz, elma gibi gıdaların tüketilmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Bunlara rağmen hastalar özellikle şikayetleri geçmiyorsa, susuz kalma belirtileri varsa hastaneye başvurmalarını tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/sicaklarda-zehirlenmeyin_6a477e7ddf228_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/sicaklarda-zehirlenmeyin/57165</link>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:17:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>HASTANEYE GİDEMEYEN HASTALARIN EVİNE DOKTOR GİDİYOR</title>
                                    <description>Kayseri Devlet Hastanesi&#039;nde Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında uygulanan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi ile yatağa bağımlı, hastaneye gitmekte güçlük çeken ve özellikle 80 yaş üzerindeki hastalar, görüntülü görüşme aracılığıyla doktor kontrolünden geçebiliyor. Sistem sayesinde hastalar tahlil sonuçlarını öğrenebiliyor, ilaç ve rapor işlemlerini evlerinden çıkmadan tamamlayabiliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p> <strong>Kayseri</strong> Devlet Hastanesi'nde Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında uygulanan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi ile yatağa bağımlı, hastaneye gitmekte güçlük çeken ve özellikle 80 yaş üzerindeki hastalar, görüntülü görüşme aracılığıyla doktor kontrolünden geçebiliyor. Sistem sayesinde hastalar tahlil sonuçlarını öğrenebiliyor, ilaç ve rapor işlemlerini evlerinden çıkmadan tamamlayabiliyor.<br />
<strong>Kayseri</strong> Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'nin Evde Sağlık Hizmetleri'ne kayıtlı hastalar için sunulduğunu belirterek, "Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi; yeni bir sistem diyebiliriz. Yatağa bağımlı ya da o an hastaneye gelemeyecek durumda olan hastalar ve özellikle 80 yaş üstü hastalar için verdiğimiz bir hizmet. Evde Sağlık Sistemi'ne bağlı, hasta listeleri İl Sağlık Müdürlüğü'nden geliyor. İl Sağlık Müdürlüğü hastaları tespit ediyor, hastanemizde de bu hastalardan isteyenlere MHRS'den randevu veriyoruz. Hastalarımıza Sağlık Bakanlığı'ndan gün ve saatinde bir link gidiyor, biz de buradan bilgisayarda hastalarımızla görüşüyoruz. Hastalar talebini iletiyor, ona göre değerlendiriyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="HASTANEYE GİDEMEYEN HASTALARIN EVİNE DOKTOR GİDİYOR" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/07/aw738400-02-6a466d0916257.jpg" width="1200" /><br />
Uzaktan görüşmeler sırasında birçok işlemin gerçekleştirilebildiğini ifade eden Dr. Sualp, "Rapor düzenleyebiliyor, ilaçlarını yazabiliyor ve kan tetkiklerini isteyebiliyorum. Nöroloji veya dahiliye gibi farklı branşların değerlendirmesi gerektiğinde ise ilgili uzmanlıklardan konsültasyon talep ederek hastanın mümkün olduğunca hastaneye gelmeden işlemlerini tamamlamaya çalışıyoruz" diye konuştu. Vatandaşlardan uygulamaya yönelik olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Dr. Sualp, "Vatandaşlardan geri dönüş çok olumlu. Çünkü hem hastayı görüyoruz, hem şikayetlerini dinliyoruz, hem buraya gelmeden işlemlerini hallediyoruz. Kan tetkiki gibi işlemleri varsa evde sağlık ekiplerini eve yönlendirip tetkiklerini aldırıyoruz. Hastane işlemlerini yapmak üzere hastanın bir yakını hastanın kimliğiyle geliyor, işlemlerini yapıyor. Hasta; evinde konforla işlemlerini hallettirmiş oluyor" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/07/post57144_6a466c296bc89_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/hastaneye-gidemeyen-hastalarin-evine-doktor-gidiyor/57144</link>
                <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:46:14 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYENLER BU POLİKLİNİKLERE GELİYOR</title>
                                    <description>Kayseri Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, sigara bağımlılığının temelinde nikotin bağımlılığının bulunduğunu belirterek, sigarayı bırakmanın doğru tedavi ve kararlılıkla mümkün olduğunu söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri</strong> Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, sigara bağımlılığının temelinde nikotin bağımlılığının bulunduğunu belirterek, sigarayı bırakmanın doğru tedavi ve kararlılıkla mümkün olduğunu söyledi.<br />
Sigara bağımlılığı hakkında bilgiler veren Dr. Sualp, nikotinin beyinde haz ve ödül duygusunu oluşturan hormonların salgılanmasını tetiklediğini ifade ederek, "Sigara bağımlılığı aslında içerisindeki nikotin bağımlılığıdır. Nikotin, beyinden hormon salınmasına sebep oluyor. Bu da haz ve ödül duygularının oluşmasına neden oluyor. Kişi de zamanla bu duygulara bağımlılık geliştiriyor" dedi. Sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik çeşitli tedavi yöntemleri uygulandığını dile getiren Dr. Sualp, "En başta kişinin kararlılığıyla birlikte yürüttüğümüz motivasyonel görüşmeler, nikotin bantları ve Sağlık Bakanlığımız tarafından karşılanan ilaçlarla birlikte düzenli görüşme ve takip sayesinde sigaradan kurtulmak mümkün" diye konuştu. <strong>Kayseri</strong> Devlet Hastanesi bünyesinde Sigara Bırakma Polikliniği bulunduğunu hatırlatan Dr. Sualp, <strong>Kayseri</strong> İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı birçok merkezde de aynı hizmetin verildiğini söyledi. Vatandaşların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak başvuruda bulunabileceklerini belirten Sualp; hastaların yaşına, mevcut hastalıklarına ve bağımlılık düzeylerine göre kişiye özel tedavi planı oluşturduklarını, düzenli kontrollerle sürecin takip edildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYENLER BU POLİKLİNİKLERE GELİYOR" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw735069-01-6a3fb111f07fa.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYENLER BU POLİKLİNİKLERE GELİYOR" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw735069-02-6a3fb118a014c.jpg" width="1200" /></p>

<p> </p>

<p><br />
<br />
"Talep çok fazla"<br />
Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu kaydeden Dr. Sualp, polikliniğe hem randevulu hastaların geldiğini hem de bilgi almak isteyen birçok kişinin başvurduğunu belirtti. Sigara bırakma sürecinin zaman ve sabır gerektirdiğine dikkat çeken Sualp, "Bu bir süreç. Kişi zaman zaman zorlanabiliyor, ilacın etkileri olabiliyor. Elimizde sihirli bir değnek yok. En önemli faktör kişinin kararlılığıdır. Tedavi planına sadık kalınması ve sosyal çevrenin de buna göre düzenlenmesiyle sigarayı bırakmak çok mümkün. Önemli olan kişinin karar verip bize gelmesidir, sonrasında biz süreci birlikte yönetiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/post57029_6a3fb0509dd1e_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenler-bu-polikliniklere-geliyor/57029</link>
                <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:12:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>EBEVEYNLERİN SEVİNÇ FOTOĞRAFLARI BEBEKLERDE HASARA DÖNÜŞEBİLİR</title>
                                    <description>Memorial Kayseri Hastanesi Pediatri Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, yeni doğan bebeklerde fotoğraf çekimlerinin pozisyonları için bir uzmandan destek alınmasının faydalı olabileceğini söyleyerek, &quot;Yenidoğan fotoğrafında bebeklerdeki zorlama hasara neden olabilir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Pediatri Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, yeni doğan bebeklerde fotoğraf çekimlerinin pozisyonları için bir uzmandan destek alınmasının faydalı olabileceğini söyleyerek, "Yenidoğan fotoğrafında bebeklerdeki zorlama hasara neden olabilir" dedi.<br />
Fotoğraf çekimlerinde bebeğin hareketlerinde zorlanmasından dolayı hasar oluşabileceğini söyleyen Memorial <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Pediatri Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, "Dünyaya yeni gelen bebeklerimizin omurgası, iskelet sistemi kendileri çok hassastır. Bunun için de duruşumuzu, çocuğu tutuş şeklimizi, çocuğun duruşunu özellikle desteklememiz lazım. Sırtını ve başını kollarımızla desteklememiz lazım. Sırtını, göğsünü boşta bırakmayacak, destekli çocuğun rahat olacak şekilde durmamız lazım. Bebeğimiz yeni dünyaya geldiğinde çok hassastır. Kas-iskelet sistemi, başı, damarlar, sinir sistemi hepsinin özenle ve itina ile desteklenmesi ve özen gösterilmesi gerekiyordur. Genelde fotoğrafçılar uyku anında fotoğraf çekmeyi seviyorlar. Bebeğin çok ağlamadığı ve serbestçe hareket kabiliyeti mümkün olduğu için uyku anında. Genelde de kurbağa pozisyonu dediğimiz eller ayaklar hafifçe açık pozisyonda, yüzüstü yatar pozisyonda gözümüzün önünde. Fakat bu pozisyonun da fazla açılarını yani esnekliğini zorlayacağımız zaman iskelet sisteminde, sinir sisteminde, kas sisteminde ve damarlarda bası oluşturacağı için çocukta herhangi bir zarara yol açabiliriz. Bunun için dikkat etmemiz lazım. Mümkünse fotoğrafçının tecrübeli, bu bebeğin anatomisine ve hangi durumların, pozisyonların çocuğa zarar vereceğinin bilincinde olması gerekiyor. Bunun için tecrübeli fotoğrafçılarla çalışmanızı öneriyoruz. Mümkünse doktor desteğiyle bu pozisyonların hangisi zararlıdır, hangisi değildir onun bilgisini edinmiş olması lazım" dedi.</p>

<p><img alt="EBEVEYNLERİN SEVİNÇ FOTOĞRAFLARI BEBEKLERDE HASARA DÖNÜŞEBİLİR" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw734857-02-6a3fa6d792451.jpg" width="1200" /><br />
Ertural, çekimlerde bebeğe giydirilecek kıyafetlerin de sıkı olmaması gerektiğini söyleyerek, "Çocukların hala kemik gelişimi devam ettiği için bu bıngıldak dediğimiz kemiklerin birleşim noktası açıktır, arkada ve önde olmak üzere. Bir yaşından sonra yavaş yavaş kapanmaya başlar bunlar. Bunda ağır şapkalar, sıkı bandanaların kafanın şeklinde veya kaslarda, beyinde herhangi bir zarar verebilmesi mümkündür. Bunun için mümkün oldukça gevşek, çocuğa rahatsızlık vermeyecek şekilde olması lazım. Kıyafetlerinde hakeza öyle çocuğu sıkmayacak veya tenine, kendisine nefes almasına zorlayacak olmamasını tercih ediyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yoğun ışık veya fotoğrafın daha da güzel çıkması için kullanılan flaşlarına dikkat edilmesi lazım. Çocukların gözleri çok hassastır, refleksleri sandığınız gibi bizim kadar iyi değildir. Bunun için mümkünse soft, gün ışığı veya kapalı hafif ışıkta çekilmesini öneriyoruz ki herhangi bir retinada yanık veya hasar bırakmaması için" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/post57023_6a3fa5df7e5ea_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/ebeveynlerin-sevinc-fotograflari-bebeklerde-hasara-donusebilir/57023</link>
                <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:27:03 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE&#039;YE NAKLEDİLDİ</title>
                                    <description>Niğdeli bir ailenin 32 haftalık sezaryen doğumla dünyaya gelen prematüre ikiz bebeklerinden biri, tedavisinin sürdürülmesi amacıyla helikopter ambulansla Kayseri&#039;den Niğde&#039;ye nakledildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Niğdeli bir ailenin 32 haftalık sezaryen doğumla dünyaya gelen prematüre ikiz bebeklerinden biri, tedavisinin sürdürülmesi amacıyla helikopter ambulansla <strong>Kayseri</strong>'den Niğde'ye nakledildi.<br />
<strong>Kayseri</strong> Şehir Hastanesi'nde dünyaya gelen prematüre ikiz bebeklerden birinin yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle nakline karar verildi. Sağlık Bakanlığı'na bağlı helikopter ambulans ile gerçekleştirilen nakil kapsamında bebek, <strong>Kayseri</strong>'den alınarak Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Helikopter ambulansla Niğde'ye ulaştırılan bebek, Niğde 112 Başhekimliği ekipleri ile Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık personelinin koordinasyonunda teslim alınarak Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındı. İkiz kardeşinin sağlık durumunun iyi olduğu ve taburcu edildiği öğrenilirken, Niğde'ye nakledilen bebeğin tedavisinin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde sürdürüldüğü belirtildi.<br />
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Sağlık ekiplerimiz tarafından nakil süreci titizlikle yürütüldü. Nakledilen bebeğin tedavisi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde sürdürülüyor. Minik bebeğin en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ederiz" ifadelerine yer verildi.</p>

<p><img alt="PREMATÜRE İKİZLERDEN BİRİ HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE'YE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw732978-04-6a3cf1248dd7a.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="PREMATÜRE İKİZLERDEN BİRİ HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE'YE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw732978-02-6a3cf12bbea3f.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="PREMATÜRE İKİZLERDEN BİRİ HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE'YE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw732978-01-6a3cf13278b7e.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="PREMATÜRE İKİZLERDEN BİRİ HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE'YE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="676" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw732978-05-6a3cf1398b27d.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="PREMATÜRE İKİZLERDEN BİRİ HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE'YE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="676" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw732978-07-6a3cf14bdae49.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="PREMATÜRE İKİZLERDEN BİRİ HELİKOPTER AMBULANSLA NİĞDE'YE NAKLEDİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="676" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw732978-06-6a3cf1414d2a7.jpg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/premature-ikizlerden-biri-helikopter-ambulansla-nigdeye-nakledildi_6a3cf104b3b01_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/premature-ikizlerden-biri-helikopter-ambulansla-nigdeye-nakledildi/56965</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:09:22 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SICAK HAVALARDA KALBİNİZİ YORMAYIN</title>
                                    <description>Yaz aylarında etkisini artıran yüksek sıcaklık ve nem, vücudun ısı dengesini korumak için kalbin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum sağlıklı bireylerde dahi kalp üzerinde ek yük oluştururken, kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve tansiyon dalgalanmaları gibi şikâyetlerin artmasına yol açabiliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında etkisini artıran yüksek sıcaklık ve nem, vücudun ısı dengesini korumak için kalbin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum sağlıklı bireylerde dahi kalp üzerinde ek yük oluştururken, kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve tansiyon dalgalanmaları gibi şikâyetlerin artmasına yol açabiliyor. <strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy</strong>, sıcak havaların kalp krizi ve ritim bozukluğu gibi ciddi sağlık sorunları açısından riski yükseltebildiğine dikkat çekiyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalp Daha Fazla Çalışıyor</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşırı sıcak havalarda kalp atım hızında artış görülebilir. Vücudun sıvı kaybetmesiyle birlikte kan hacmi azalırken, kalp dokulara yeterli oksijen ve besin taşımak için daha yoğun çalışır. Bu durum; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı ve ritim bozukluğu bulunan bireylerde şikâyetlerin artmasına neden olabilir.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><img alt="SICAK HAVALARDA KALBİNİZİ YORMAYIN" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="750" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/rifat-eralp-ulusoy-1-6a3b99d367d13.webp" width="500" /></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">En Riskli Saatler 11.00 ile 16.00 Arası</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Meteorolojik verilere göre güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği öğle saatlerinde dış ortam sıcaklığı hissedilir derecede yükseliyor. Uzmanlar, özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca açık alanlarda bulunulmamasını öneriyor.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu saatlerde yapılan ağır egzersizler, uzun yürüyüşler ve yoğun fiziksel aktiviteler vücut sıcaklığını artırarak kalp üzerindeki yükü daha da yükseltebiliyor. Açık havada çalışmak zorunda olan vatandaşların ise sık sık mola vermeleri, gölge alanlarda dinlenmeleri ve yeterli miktarda sıvı tüketmeleri tavsiye ediliyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sıcak havalarda terleme yoluyla önemli miktarda sıvı kaybeden vücudun bu kaybı yerine koyması gerekiyor. Susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli aralıklarla su tüketmek gerekiyor. Yeterli sıvı tüketilmemesi durumunda baş dönmesi, halsizlik, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görülebiliyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlaç Kullanan Hastalar Dikkatli Olmalı</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalp hastalığı nedeniyle düzenli ilaç kullanan bireylerin yaz aylarında tedavilerini aksatmamaları gerekiyor. Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan hastalarda sıvı kaybı daha belirgin olabileceğinden, ilaç kullanımına ilişkin değişikliklerin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekiyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu Belirtileri Ciddiye Alın</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sıcak havalarda aşağıdaki belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Nefes darlığı</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Çarpıntı veya düzensiz kalp atışı</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Aşırı halsizlik</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Bayılma veya bayılacak gibi olma hissi</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Şiddetli baş dönmesi</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">·       Bilinç bulanıklığı</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalp Sağlığını Korumak İçin Öneriler</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span arial="" style="font-family:"><span style="color:#222222">Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy</strong>, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şu tavsiyelerde bulunuyor:</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Günün sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçının.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Bol su için ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Açık renkli, hafif ve pamuklu kıyafetler tercih edin.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Ağır fiziksel aktiviteleri sabah erken veya akşam saatlerinde yapın.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Dengeli ve hafif beslenin.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Aşırı kafein ve alkol tüketiminden kaçının.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Düzenli kullandığınız ilaçları doktor önerisine uygun şekilde almaya devam edin.<br />
<span segoe="" style="font-family:" symbol="" ui="">✓</span> Kapalı ve serin ortamlarda bulunmaya özen gösterin.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/post56944_6a3b99883cd22_h.png</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/sicak-havalarda-kalbinizi-yormayin/56944</link>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:46:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İLK KEZ ROBOTİK DİZ PROTEZİ AMELİYATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</title>
                                    <description>Fırat Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği&#039;nde ilk defa robotik diz protezi ameliyatı gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Fırat Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde ilk defa robotik diz protezi ameliyatı gerçekleştirildi.<br />
Fırat Üniversitesi Hastanesi, Elazığ merkezli olmak üzere Bingöl, Muş, Tunceli, Bitlis, Erzincan ve çevre il ve ilçelere sağlık hizmeti veriyor. Bölgenin merkez üssü haline gelen ve tecrübeli kadrosu ile sağlıkta ön plana çıkan hastane gelişen teknolojiye de ayak uyduruyor. Bu çerçevede Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde ilk defa robotik diz protezi ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı geçen operasyon sonrasında hasta sağlığına kavuştu.<br />
Fırat Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erhan Yılmaz, "Bugün Elazığ'da ve bölgemizde ilk kez robotik diz protezi ameliyatı gerçekleştirildi. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde yaklaşık 25-26 yıldır diz kireçlenmesi olan hastalara rutin olarak diz protezi ameliyatları yapılmaktaydı. Son yıllarda robotik cerrahinin tıp alanında yaygınlaşmasıyla birlikte diz protezi ameliyatlarında da robotik cerrahi ön plana gelmeye başladı. Robotik cerrahinin sonuçlarının daha iyi olması, hasta memnuniyetinin daha iyi olması nedeniyle bizde kliniğimizde bu uygulamayı hayata geçirmeye karar verdik. Bu kapsamda <strong>Kayseri</strong>'den Prof. Dr. Ahmet Güney'i davet ettik. Bugün ameliyathanemizde ilk robotik diz cerrahisi ameliyatımızı gerçekleştirdik. Böylece Elazığ'da ve bölgemizde robotik diz cerrahisi alanındaki ilk ameliyat başarıyla tamamlanmış oldu" dedi.</p>

<p><img alt="İLK KEZ ROBOTİK DİZ PROTEZİ AMELİYATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw731600-02-6a3aabf90442b.jpg" width="1200" /><br />
<strong>Kayseri</strong>'deki özel bir hastanede görev yapan Prof. Dr. Ahmet Güney ise yaklaşık üç buçuk yıldır diz protezi ameliyatlarını robotik yöntemle gerçekleştirdiklerini belirtti. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin sağlık alanında da önemli yenilikleri beraberinde getirdiğini, kişiye özel tedavi uygulamalarının günümüzde ön plana çıktığını söyledi.<br />
Robotik diz protezi uygulamalarında hastaların bağ dengesi ve anatomik yapılarının ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini aktaran Prof. Dr. Ahmet Güney, "Her hastaya özel cerrahi planlama yapıyoruz. Hatta aynı hastanın iki dizi arasında bile farklılıklar olabiliyor. Robotik teknoloji sayesinde bu farklılıkları tespit ederek kişiye özel uygulamalar gerçekleştirebiliyoruz" diye konuştu.</p>

<p><img alt="İLK KEZ ROBOTİK DİZ PROTEZİ AMELİYATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw731600-03-6a3aac046c611.jpg" width="1200" /><br />
Fırat Üniversitesi'nde deneyimlerini paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Ahmet Güney, robotik cerrahinin hastaların ameliyat sonrası ağrılarını azaltabildiğini, iyileşme sürecini hızlandırabildiğini ve fonksiyonel sonuçları iyileştirebildiğini, bu yöntemle hasta memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiğini, gerçekleştirilen ameliyatların kısa ve uzun dönem sonuçlarının takip edilerek robotik cerrahinin sağladığı avantajların değerlendirileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="İLK KEZ ROBOTİK DİZ PROTEZİ AMELİYATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw731600-04-6a3aac10a9143.jpg" width="1200" /><br />
Robotik diz cerrahisinin bölgeye kazandırılmasının önemli bir adım olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Güney, teknolojik gelişmelerin ülkenin her noktasındaki hastalarla buluşmasının sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracağını, ayrıca Fırat Üniversitesi Hastanesi ile bilgi ve deneyim paylaşımının devam edeceğini belirterek, ihtiyaç duyulduğunda her zaman destek vermeye hazır olduklarını belirti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/ilk-kez-robotik-diz-protezi-ameliyati-gerceklestirildi_6a3aab55e51c3_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/ilk-kez-robotik-diz-protezi-ameliyati-gerceklestirildi/56928</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 18:48:01 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ERÜ DOKU TİPLEME LABORATUVARI, ULUSLARARASI AKREDİTASYONUNU YÜKSELTTİ</title>
                                    <description>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Doku Tipleme ve Organ Nakil Laboratuvarı, önemli bir başarıya imza atarak uluslararası akreditasyonunu yükseltti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Doku Tipleme ve Organ Nakil Laboratuvarı, önemli bir başarıya imza atarak uluslararası akreditasyonunu yükseltti.<br />
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Doku Tipleme Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker yapmış olduğu açıklamada, Laboratuvarlarında, erişkin ve pediatrik kemik iliği nakli merkezlerinin yanı sıra <strong>Kayseri</strong> civarındaki illere de organ nakli programında hizmet verdiklerini söyledi.<br />
<br />
"Ülkemizde transplantasyon immünolojisi alanında önemli bir merkez"<br />
Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker, "Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Doku Tipleme Laboratuvarı ülkemizde transplantasyon immünolojisi alanında önemli bir merkez haline geldi. Yüksek çözünürlük HLA doku tipleme alanında ülkemizdeki 3. Akredite laboratuvar olarak European Federation for Immunogenetics (EFI) tarafından akredite edildi. Böylece İstanbul Üniversitesi'nden sonra EFI akreditasyonu alan ikinci kamu laboratuvarı olma başarısını gösterdi." dedi.<br />
<img alt="ERÜ DOKU TİPLEME LABORATUVARI, ULUSLARARASI AKREDİTASYONUNU YÜKSELTTİ" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="833" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw729252-02-6a35356834a49.jpg" width="1200" /><br />
"Laboratuvarımız tarafından tanımlanan yeni bir HLA Alleli (A23:115) bilimsel literatüre kazandırılmıştır"<br />
ERÜ Doku Tipleme Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker, "Erciyes Üniversitesi Doku Tipleme Laboratuvarı yalnızca tanı ve hizmet alanında değil, bilimsel araştırmalar alanında da önemli başarılara imza atmıştır. Laboratuvarımız tarafından tanımlanan yeni bir HLA alleli (A23:115) , bilimsel literatüre kazandırılmış ve ülkemizden tanımlanan iki yeni HLA allelinden biri olarak kayıtlara geçmiştir." şeklinde konuştu.<br />
<br />
Uluslararası akredite yeterlilik belgesi aldı<br />
Prof. Dr. Köker, "Laboratuvarımız, alanındaki en ileri teknolojileri kullanarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, HLA Yeni Nesil Dizileme (NGS) yöntemleriyle yüksek çözünürlüklü doku tipleme hizmetleri sunan Erciyes Doku Tipleme Laboratuvarımız Haziran 2026 itibarıyla HLA Yeni Nesil Dizileme (NGS) yüksek çözünürlük kategorisinde uluslararası akredite yeterlilik belgesini aldı." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/eru-doku-tipleme-laboratuvari-uluslararasi-akreditasyonunu-yukseltti_6a35355aea4dd_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/eru-doku-tipleme-laboratuvari-uluslararasi-akreditasyonunu-yukseltti/56852</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 15:23:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>UZMANINDAN KENE TUTUNMASINDA &#039;10 GÜN&#039; UYARISI</title>
                                    <description>Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, yaz aylarının gelmesi ile vatandaşların özellikle açık alanlarda kenelere karşı dikkatli olmasını söyleyerek, &quot;Kene tutunmasında 10 günlük süreçteki semptomları iyi takip etmek gerekiyor&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, yaz aylarının gelmesi ile vatandaşların özellikle açık alanlarda kenelere karşı dikkatli olmasını söyleyerek, "Kene tutunmasında 10 günlük süreçteki semptomları iyi takip etmek gerekiyor" dedi.<br />
Isınan havalarda açık alanların kene tutunması için risk oluşturduğunu söyleyen Acıbadem <strong>Kayseri</strong> Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, "Yaz mevsiminin gelmesiyle kırsal alanlara geçişler, tarlada, bahçede çalışmalar ve piknikler tabi ki kene tutunması için risk oluşturuyor. Hayvancılıkla uğraşlar yine kene tutunması için risk oluşturuyor. Öncelikle kenelerin yoğun görüldüğü alanlarda mümkünse alana geçmemek, gitmemek ya da Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi vakaların çok olduğu alanlarda, kenelerin çok olduğu alanlarda mümkünse uzak durmak. Ama bunu yapmak her zaman mümkün değil. Böyle alanlara geçeceğimiz zaman mümkün olduğunca açık renkli giysiler giyilmesi, pantolon paçalarının çorabın içine konması, gömleklerin yine pantolonun içine konması gibi basit önlemler çok önemli ve ilk sırada yer alıyor. Ayrıca bu seyahatten ya da piknikten ya da kırsal alandan dönüşten sonra üzerimizin özellikle bacak arkalarının, koltuk altlarının başta olmak üzere yine kulak arkası, saçlı deri gibi alanlar mutlaka tüm vücut elle taranarak bir kene tutunmasının olup olmadığı tespit edilmesi lazım. Kenede en önemli şey mümkün olan en kısa sürede keneyi çıkartmamız lazım. Bunun için erken tespit etmek, bir an önce önlem almamız için gerekli" dedi.<br />
"10 günlük süreç önemli"<br />
Prof. Dr. Ersoy, 10 gün içerisinde meydana gelecek semptomların çok önemli olduğunu söyleyerek, "Kene tutunması olmuşsa ne yapacağız? Hızlı çıkartmak dedim, bir an önce elimizde bir cımbız varsa ya da bazen bir bez ya da poşetle bile olabilir, deriye en yakın yerden keneyi tutup çıkarmamız lazım. Eldivensiz keneye dokunmak, keneyi patlatmak, kenenin ortasından tutup çıkarmak ya da kenenin üstüne kimyasal bir şey sürmek kesinlikle zararlı. Bunları yapmayacağız. Eğer keneyi çıkaramamışsak en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin çıkarılmasını sağlayacağız. Peki her kene enfekte mi? Her kene Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi taşımıyor. Dolayısıyla semptomlar var mı bakılır. Kurumlar, sağlık kuruluşu zaten gerekli önlemleri alır. Biz ne bileceğiz? 10 gün içerisinde ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi semptomlara karşı kanama bulgusuna karşı uyanık olacağız. Böyle bir bulgu olduğunda derhal hekime başvurmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/post56803_6a32a71d1b7d3_h.jpg</image>
                                <category>Gündem,Genel,Yerel,Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/uzmanindan-kene-tutunmasinda-10-gun-uyarisi/56803</link>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 16:53:13 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>KENEYE KARŞI DİKKAT</title>
                                    <description>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene kaynaklı hastalıklarda artış yaşanıyor. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hakkında önemli uyarılarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene kaynaklı hastalıklarda artış yaşanıyor. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hakkında önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Bozkurt, özellikle kırsal alanlarda bulunan vatandaşların kene temasına karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, kene tutunması sonrası ilk 3 günün hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının, Nairovirüs grubuna ait bir virüsün neden olduğu, ateş ve kanama bulgularıyla seyreden ciddi bir enfeksiyon hastalığı olduğunu söyledi. </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Hastalık 30 farklı kene türü tarafından taşınabiliyor</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Prof. Dr. Fatma Bozkurt, şu bilgileri verdi:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">“İlk kez 1944 yılında Kırım’da tanımlanan hastalık, daha sonra Kongo’da da görülmesi nedeniyle bu iki bölgenin adıyla anılmaktadır. Asya, Afrika, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da yaygın olarak görülen hastalık, yaklaşık 30 farklı kene türü tarafından taşınabilmektedir. Türkiye’de ilk vaka 2002 yılında tespit edilmiş olup, özellikle Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde vaka sayılarında artış gözlenmektedir.”</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">En yaygın bulaşma yolu: Kene ısırması</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Prof. Dr. Fatma Bozkurt, hastalığın bulaşma yollarının net olduğunu ancak yalnızca kene ısırmasıyla sınırlı olmadığını belirterek şu bilgileri paylaştı:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">“KKKA’nın en sık bulaşma şekli, virüsü taşıyan kenelerin insanı ısırmasıdır. Özellikle kırsal bölgelerde ve hayvancılığın yoğun olduğu alanlarda risk artmaktadır.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Enfekte hayvanlarla temas da risk oluşturuyor</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Virüs taşıyan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kanı, dokuları veya vücut sıvılarıyla temas edilmesi hastalığın bulaşmasına neden olabilir. Hayvanlar çoğu zaman hastalığı belirti göstermeden geçirebildiği için dikkatli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İnsanlar arasında da bulaşabiliyor</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">KKKA hastalarının kanı, vücut sıvıları veya dokularıyla doğrudan temas edilmesi durumunda hastalık insandan insana da bulaşabilmektedir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının ve hasta yakınlarının gerekli koruyucu önlemleri alması büyük önem taşımaktadır.”</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kene ısırdığında kritik saatlere dikkat!</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kene tutunmasının ardından ortaya çıkabilecek belirtilerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bozkurt, yüksek ateş ve kas ağrısı gibi şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Bozkurt, KKKA’nın en sık görülen belirtilerini şöyle sıraladı:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yüksek ateş</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şiddetli baş ağrısı</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kas ve eklem ağrıları</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Halsizlik</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bulantı ve kusma yer alırken, ileri evre vakalarda ciddi kanamalar da görülebilmektedir.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Prof. Dr. Bozkurt, “Kene ısırması sonrasında özellikle kuluçka süresi olan ilk 3 günlük dönem büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte ortaya çıkan belirtiler vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir” dedi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yapışan keneye kolonya dökmeyin, yakmayın</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Toplumda yaygın olarak uygulanan bazı yöntemlerin ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Bozkurt, kenenin üzerine kolonya dökmek, sigara bastırmak ya da yakmaya çalışmak gibi müdahalelerin son derece yanlış olduğunu söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">“Kene üzerine kimyasal madde dökülmesi veya yakılmaya çalışılması sırasında kene kusabilir ve taşıdığı enfekte sıvıyı insan vücuduna aktarabilir. Bu durum enfeksiyon riskini artırır” diyen Prof. Dr. Bozkurt, kenenin uygun yöntemlerle ve mümkünse sağlık kuruluşlarında çıkarılması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Keneden korunmak için bu tavsiyelere kulak verin</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kene tutunmasını önlemenin en etkili yolunun doğru kıyafet seçimi olduğunu belirten Prof. Dr. Bozkurt, şu önerilerde bulundu:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kırsal alanlara giderken uzun kollu ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Otların ve çalıların yoğun olduğu bölgelerde dikkatli olunmalı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Açık alandan dönüşte vücut düzenli olarak kene açısından kontrol edilmeli.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Böcek kovucu spreylerden yararlanılabilir.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Her kene KKKA taşımaz ama tedbir şart </span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Her kenenin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden olmadığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, buna rağmen tedbirli davranmanın önemine dikkat çekti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, çobanlar, veteriner hekimler, kırsal bölgelerde yaşayanlar ile piknik yapan ve doğa yürüyüşlerine katılan kişiler risk grubunda yer alıyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Prof. Dr. Bozkurt, “Kene ile temas halinde panik yapılmamalı ancak belirtiler dikkatle izlenmeli ve gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Erken farkındalık ve doğru müdahale, hastalığın seyrinde büyük önem taşımaktadır” dedi.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/post56621_6a2917a529170_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/keneye-karsi-dikkat/56621</link>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:51:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞIRI TERLEMEYE TERLETMEYEN ÇÖZÜM</title>
                                    <description>Terleme, vücudun ısı dengesini kurmayı sağlayan normal bir fonksiyon olduğunu belirten Doç. Dr. Muharrem Erol, aşırı terleme konusunda 1 santimlik kesi 30 dakikalık operasyonla ile yüzde 95&#039;lere varan çözümü olduğunu söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Terleme, vücudun ısı dengesini kurmayı sağlayan normal bir fonksiyon olduğunu belirten Doç. Dr. Muharrem Erol, aşırı terleme konusunda 1 santimlik kesi 30 dakikalık operasyonla ile yüzde 95'lere varan çözümü olduğunu söyledi.<br />
Terleme, insan vücudunda gelişen bazı toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olduğunu, egzersiz, heyecan ve stres gibi durumlarda terleme miktarında artma görülebildiği gibi sıcak havalarda vücut ısı artışını düzenlemek için de terlemede artış görüldüğünü belirten Medicana Bursa Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muharrem Erol, "İnsan vücudunun fizyolojik bir fonksiyonu olan terleme, bazı kişilerde ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Hiperhidrozis adı verilen hastalıkta, herhangi bir aktivite olmaksızın, hava sıcaklığından bağımsız olarak vücudun özellikle el, koltuk altı, ayaklar gibi belli bölgelerinde aşırı miktarda terleme görülür. Akciğer kanseri, göğüs duvarı hastalıkları gibi birçok ameliyatın yanında aşırı terleme konusunda da Hyperhidrozis ameliyatlarını da sıkça yapıyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="AŞIRI TERLEMEYE TERLETMEYEN ÇÖZÜM" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="1600" src="https://images.kayseriviphaber.com/uploads/2026/06/aw722109-01-6a290a0a19e96.jpg" width="1162" /><br />
Özellikle aşırı terlemenin sosyal olarak insanları çok fazla etkilemekte olduğunu belirten Doç. Dr. Muharrem Erol, "Özellikle sosyo-ekonomik olarak toplum içerisinde çalışan insanlar, elleri aşırı derecede terledikleri için kapı kolu açmakta, kağıt tutmakta veya bir klavyede çalışmakta zorluk çekmektedir. Hatta toplum içerisinde tokalaşmaktan, el sıkışmaktan bile çekinmektedirler. Aslında bu konunun yüzde 95'lere varan kesin bir cerrahi tedavisi vardır" diye konuştu.<br />
Aşırı terleme için medikal ve cerrahi ve cerrahi dışı denilebilecek tedavilerin mevcut olduğunu belirten Muharrem Erol, "ETS Yöntemiyle koltuk altından 1 santimetrelik estetik bir kesiyle yapılan ameliyat yaklaşık 30 dakika sürmektedir. İşlemden hemen sonra koltuk altı veya el terlemesi kesiliyor, hasta aynı gün taburcu ediliyor. Ameliyatı takip eden birkaç gün içinde de günlük yaşantıya geri dönmek mümkün olabiliyor. Genellikle 18 yaş üstünü tercih ediyoruz. Çünkü 18 yaş altında gençlik dönemi olduğu için bazı stres faktörlerinin geçmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kayseriviphaber.com/media/2026/06/post56615_6a2909d84fd30_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Kayseri Vip Haber</author>
                <link>https://www.kayseriviphaber.com/asiri-terlemeye-terletmeyen-cozum/56615</link>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:52:10 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
